Kasten Yaralama Suçu ve Cezası (TCK 86 – 87)
Kasten yaralama suçu bir başkasının vücuduna acı vermek veya sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olma sonucu gerçekleşen vücut dokunulmazlığına karşı suçlar arasında yer alır. Yaralanmanın nitelik ve boyutu ile suçun işlenmesi sırasında kullanılan araç ve gereçler dikkate alınarak kasten yaralama suçu ve cezası Türk Ceza Kanunumuzda; Kasten yaralama suçu (TCK 86) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK 87) olmak üzere iki farklı şekilde düzenlenmiştir.
Kasten yaralama suçu cezası kişinin vücuduna acı verecek ya da sağlığının bozulmasına neden olacak ölçüde olması halinde 1 yıl 6 ay ile 3 yıl arasında hapis şeklindedir. Mağdurdaki bu yaralanma basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olması durumunda ise fail hakkında 6 ay ile 1 yıl 6 ay arasında hapis veya adli para cezası öngörülmüştür.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu cezası ise mağdurdaki yaralanmanın boyutlarına göre 4 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası olabileceği gibi kasten yaralama sonucu ölüm olayının gerçekleşmesi halinde 18 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmak mümkündür.
Görüldüğü gibi her iki sevk maddesine göre fail hakkında öngörülen ceza miktarları açısından ciddi farklar vardır. Bu nedenle kasten yaralama suçu ve cezası hakkında bilgi verirken Türk Ceza Kanunumuzdaki bu ayrımın dikkate alınmamız konunun anlaşılması açısından daha etkili olacaktır. Şiddet unsuru taşıyan diğer suçlar için yağma ve gasp suçu başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.
Kasten Yaralama Suçu ve Cezası (TCK 86)
TCK 86 maddesinde düzenlenmiş yaralama suçu basit yaralama ve kasten yaralama olarak iki farklı şekilde incelenmektedir. TCK 86/3 maddesi alt bentlerinde ise suçun daha ağır cezayı gerektiren halleri düzenlenmiştir.
- Kasten Yaralama Suçu Cezası; Suçun mağdurunda meydana gelen yaralanma acı verecek, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olacak ölçüde olması halinde fail 1 yıl 6 ay ile 3 yıl arasında hapis cezası ile cezalandırılır. (TCK 86/1)
- Basit Yaralama Suçu Cezası; Mağdurda meydana gelen yaralanma basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olması durumunda fail 6 ay ile 1 yıl 6 ay arasında hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
Kasten Yaralama Suçunda Daha Ağır Cezayı Gerektiren Haller
Altsoy Üstsoy Kardeş ve Eşe Karşı Kasten Yaralama Suçu ve Cezası
Yaralama suçunun üstsoy, altsoy, eşe, boşanmış olunan eşe ve kardeşe karşı işlenmesi TCK 86/3-a maddesi ile suçun daha ağır cezayı gerektiren hali olarak düzenlenmiştir. TCK 86/3-a maddesinde belirtilen üstsoy;
- Anne
- Baba
- Anneanne
- Babaanne
- Dede
Şeklindeki kan hısımlığıdır. Altsoy ise;
- Çocuk
- Torun
- Torun çocukları
- Evlat edinilen
Şeklinde olabilmektedir.
TCK 86/3-a maddesi ile sadece evlilik birlikteliği devam eden eşe karşı kasten yaralama suçu ağırlaştırıcı neden olarak kabul edilmemiş ayrıca evlilik birlikteliği sona ermiş olsa dahi boşanmış olunan eşe karşı yaralama suçu da ağırlaştırıcı neden olarak kabul edilmiştir. Mağdurun kendisini korumak için uzaklaştırma kararı alması da mümkündür.
Kendisini Savunamayacak Kişilere Karşı Kasten Yaralama Suçu ve Cezası
Mağdurun kendisini savunamayacak durumda olması suçun işlenmesini kolaylaştırabileceği gibi mağdurdaki yaralanmayı yani etkiyi arttıracaktır. Bu nedenle beden veya ruh hali itibariyle kendisini savunamayacak kişilere durumda olanlara karşı suçun işlenmesi TCK 86/3-b maddesi ile suçun daha ağır cezayı gerektiren hali olarak kabul edilmiştir.
Madde metninden de anlaşılacağı üzere kişinin savunmasız olması fiziksel bir etkene bağlı olabileceği gibi psikolojik bir etkene de bağlı olabilmektedir. Hatta kasten yaralama suçu Yargıtay kararları bu savunmasızlık halinin geçici bir şekilde olmasını da daha ağır cezayı gerektiren şekilde cezalandırılmasına yeterli olarak görmektedir.
Kamu Görevlisine Karşı Kasten Yaralama Suçu ve Cezası
Kamu görevlisine karşı kasten yaralama suçu TCK 86/3-c maddesinde “kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle yaralama” olarak düzenlenmiştir. Hakaret suçu ve tehdit suçunda olduğu gibi fail hakkında daha ağır cezayı gerektiren hallerin kabulü için suçun kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlenmesi gerekir.
Diğer durumlarda olduğu gibi mağdurun suçun işlenmesi sırasında kamu görevi vazifesinde bulunması gerektiği yönünde bir zorunluluk yoktur. Fail bu amaç doğrultusunda hareket emiş olması suçun daha ağır cezayı gerektiren halinin oluşumu için yeterlidir. Örneğin trafik cezası uygulayan polis memuruna yönelik bu ceza nedeniyle yaralama fiilinin gerçekleştirilmesi fail hakkındaki cezayı arttıracaktır.
Kamu Görevlisi Tarafından İşlenen Kasten Yaralama Suçu ve Cezası
Türk Ceza Kanunumuzun 86/3-d maddesinde ise kamu görevlisinin sahip olduğu nüfusu kötüye kullanması ile yaralama suçu düzenlenmiştir. Bu durumda ise kamu görevlisi kamu otoritesi tarafından kendisine tanınan hakkı bir bakıma kötüye kullanarak suçu işlemektedir.
Silah İle Kasten Yaralama Suçu ve Cezası
Silah ile kasten yaralama suçu TCK 86 ve TCK 87 maddelerinde en sık rastlanılan seçimlik hareketlerden bir tanesidir. TCK 86/3-e maddesinde belirtilen silah sadece ateşli silahlar değildir. Yaralamaya, zehirlemeye, boğma veya aşındırma özelliğine sahip her türlü araç ve gereç Türk Ceza Kanunumuza göre silah olarak kabul edilmektedir.
Örneğin sopa kullanılarak gerçekleştirilen bir yaralama veya boğma yada aşındırıcı etkiye sahip bir kimyasal da ceza hukuku açısından silah olarak kabul edilip, failin hukuki statüsü buna göre belirlenmektedir.
Canavarca Hisle Kasten Yaralama Suçu ve Cezası
Gerek kasten yaralama suçu ve cezası gerekse kasten öldürme suçlarında “canavarsa his” kavramı ile sık sık karşılaşmaktayız. Ceza kanunumuz veya diğer özel yasalarda “canavarca his” kavramı tam olarak yapılmamıştır. Bu gibi durumlarda fail genellikle mağdura eziyet çektirme saiki ile hareket edip yaralanmadan dolayı daha fazla acı çekmesini isteyerek hareket etmektedir. Bu özelliği itibariyle işkence suçu ile benzerlik gösterse de kısmen farklı kavramlardır. Ancak yaralama suçunun da canavarca hisle işlenmesi suçun daha ağır cezayı gerektiren halleri arasında sayılmıştır.
Failin kasten yaralama suçunu işlemesi sırasında yukarıda detaylarını belirtmiş olduğumuz seçimlik hareketleri tercih etmesi halinde hakkında verilecek olan cezada yarı oranında artırım yapılır.
Ayrıca TCK 86/3-f maddesinde belirtilen canavarca hisle kasten yaralama halinde fail hakkındaki cezada birkaç oranında ceza artırımı yapılır.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu ve Cezası
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunda mağdurda meydana gelen yaralanma TCK 86 maddesine göre çok daha ağırdır. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunda mağdur hayati tehlike geçirecek boyutta yaralanmakta hatta yaralanmanın boyutuna göre çok daha ağır sonuçlardan birisi olan ölüm olayının gerçekleşmesi muhtemeldir.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Cezası
Mağdurda meydana gelen yaralanma;
- Duyu ve organların birinin işlevinin sürekli zayıflamasına
- Konuşmada zorluğa neden olma
- Yüzde sabit iz oluşmasına
- Mağdurun yaşamsal tehlike geçirmesine
- Gebe kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına
Sebebiyet verecek ölçüde olması halinde fail hakkında verilecek olan cezada 1 kat artırım yapılarak hüküm kurulur.
Daha Ağır Cezayı Gerektiren Haller
TCK 86 maddesinde olduğu gibi TCK 87 maddesinde yer alan neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunda da daha ağır cezayı gerektiren haller düzenlenmiştir.
- Mağdurun iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa ya da bitkisel hayata girmesi
- Duyularından veya organlarından birisinin işlevinin tamamen kaybedilmesi
- Konuşma veya çocuk yapma yeteneğinin kaybolması
- Yüzde sürekli değişikliğin meydana gelmesi
- Gebe kadının çocuğunun düşmesine neden olunması
Halinde ise fail hakkında TCK 86/1 maddesi gereğince verilecek olan cezada 2 kat ceza artırımı yapılır.
Kasten Yaralama Kemik Kırığı Cezası
Yaralama suçunun gerçekleşmesine bağlı olarak mağdurun vücudunda kemik kırığının söz konusu olması; Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun daha ağır cezayı gerektiren halleri arasında kabul edilir.
Kemik kırığı olacak şekilde yaralanma halinde mağdurdaki kemik kırığının hayati fonksiyonlarına etkisine göre bir ceza tayini yapılır. Kemik kırığının hayati fonksiyonlarına etkisi; Hafif, orta ve ağır olmak üzere derecelendirilir. Kasten yaralama suçu kemik kırığı şeklinde gerçekleşmesi halinde fail hakkında verilen cezada yarı oranına kadar ceza artırımı yapılır.
Kasten Yaralama Sonucu Ölümün Gerçekleşmesi
Kasten yaralama suçu ve cezası kapsamında en ağır sonuçları ve dolayısıyla en ağır cezai yaptırımı olan durum yaralama sonucu ölüm olayının gerçekleşmesidir. Kasten yaralama sonucu mağdurun ölmesi halinde fail 10 yıl ile 14 yıl arasında hapis cezası ile cezalandırılır. Kasten yaralama fiilinde TCK 86/3 maddesinde belirtilen ve yukarıda detaylarını belirtmiş olduğumuz durumların söz konusu olması halinde ise fail 14 yıl ile 18 yıl arasında hapis cezasına hükmolunur.
Kasten Yaralama Suçunun İhmali Davranışla İşlenmesi
TCK 88 maddesinde kasten yaralama suçunun ihmali davranışla işlemesi ayrıca düzenlenmiştir. Suçun ihmali davranışla işlenmesi hakkında bilgi sahibi olmamız kasten yaralama suçunun unsurlarını kavramamıza da yardımcı olacaktır.
Suçun ihmali davranışla işlenmesi failin yükümlü olduğu bir hareketi bilerek ve isteyerek yapmaması sonucu mağdurun yaralanmasına sebebiyet vermesi sonucu gerçekleşir. Örneğin doktorun hastasına gerekli tıbbi müdahaleyi yapmaması, bu ihmali davranış sonucu mağdurun yaralanmasına veya başka bir şekilde sağlığının bozulmasına sebebiyet verebilecek bir davranıştır.
Bu durumda fail konumunda bulunan doktor TCK 88 maddesinden sorumlu tutulur. Doktor olan failin yanlış müdahale sonucu bir yaralanma, sağlıkta bozulma veya ölüm olayının gerçekleşmesi halinde ise uygulamada daha çok “malpraktis” olarak bilinen doktor hatası söz konusu olabilecek ve bu durumda fail TCK 89 (Taksirle Yaralama Suçu) veya TCK 85 (Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme Suçu) ile sorumlu tutulabilecektir. Failin hareketinin TCK 88 maddesinde yapılan tanıma uyması halinde ise hakkında verilecek olan cezada 1/3 oranına kadar ceza indirimi yapılır.
Kasten Yaralama Suçu ve Cezası (Özet Tablo)
| Kasten Yaralama Suçu | Sevk Maddesi | Ceza Miktarı |
| Başkasının vücuduna acı verme, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olma | TCK 86/1 | 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis |
| Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif yaralama | TCK 86/2 | 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezası |
| Kasten yaralamanın üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe, kardeşe veya savunamayacak kişiye karşı işlenmesi | TCK 86/3-a,b | Şikayet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır |
| Kasten yaralamanın kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kamu görevlisine karşı işlenmesi | TCK 86/3-c | Verilecek ceza yarı oranında artırılır |
| Kasten yaralamanın kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi | TCK 86/3-d | Verilecek ceza yarı oranında artırılır |
| Kasten yaralamanın silahla işlenmesi | TCK 86/3-e | Verilecek ceza yarı oranında artırılır |
| Kasten yaralamanın canavarca hisle işlenmesi | TCK 86/3-f | Verilecek ceza yarı oranında artırılır |
| Yaralama sonucu mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması | TCK 87/1-a | Verilecek ceza 1 kat artırılır |
| Konuşmada sürekli zorluk meydana gelmesi | TCK 87/1-b | Verilecek ceza 1 kat artırılır |
| Yüzde sabit iz oluşması | TCK 87/1-c | Verilecek ceza 1 kat artırılır |
| Yaşamı tehlikeye sokan durum meydana gelmesi | TCK 87/1-d | Verilecek ceza 1 kat artırılır |
| Gebe kadına karşı işlenip çocuğun vaktinden önce doğmasına neden olunması | TCK 87/1-e | Verilecek ceza 1 kat artırılır |
| İyileşmesi mümkün olmayan hastalık veya bitkisel hayat oluşması | TCK 87/2-a | 3 yıldan 8 yıla kadar hapis |
| Duyulardan veya organlardan birinin işlevinin yitirilmesi | TCK 87/2-b | 3 yıldan 8 yıla kadar hapis |
| Konuşma ya da çocuk yapma yeteneğinin kaybolması | TCK 87/2-c,d | 3 yıldan 8 yıla kadar hapis |
| Yüzün sürekli değişikliğe uğraması | TCK 87/2-e | 3 yıldan 8 yıla kadar hapis |
| Gebe kadına karşı işlenip çocuğun düşmesine neden olunması | TCK 87/2-f | 3 yıldan 8 yıla kadar hapis |
| Kemik kırığı veya çıkığa neden olunması | TCK 87/3 | Kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre ceza yarısına kadar artırılır |
| Yaralama sonucu ölüm meydana gelmesi | TCK 87/4 | 8 yıldan 12 yıla kadar hapis |
| Nitelikli hallerle birlikte yaralama sonucu ölüm meydana gelmesi | TCK 87/4 ikinci cümle | 12 yıldan 18 yıla kadar hapis |
Kasten Yaralama Suçu ve Cezası İçin Özel Görünüş Biçimleri
Ceza hukuku alanında suç olarak tanımlanmış bir fiilden dolayı failin hukuki statüsünün belirlenmesi ve özellikle fail hakkında takdir edilecek olan ceza miktarının tespit edilmesinde, teşebbüs, suça iştirak, haksız tahrik ve meşru savunma gibi unsurlar önemli bir yere sahiptir. Bu süreçte deneyimli bir İstanbul ceza avukatından estek almanız hak kayıplarının önüne geçer.
Kasten yaralama suçları için uygulamada sık karşılaşılan durumlar ile unsurları aşağıdaki gibi özetlenebilir.
Suça Teşebbüs
Kasten yaralama suçlarında suça teşebbüs failin mağduru yaralamaya el verişli hareketlere başlamasına rağmen elinde olmayan nedenlerden dolayı neticeyi gerçekleştirememesi halinde söz konusu olur. Mağdurun kaçması, meşru savunmaya bağlı olarak neticenin gerçekleşememesi veya 3. Bir şahısın müdahalesi sonucu failin amacına ulaşamaması halinde suça teşebbüs söz konusu olur.
Fail hakkında kasten yaralamaya teşebbüs şeklinde hüküm kurulabilmesi için öncelikle failin yaralamaya elverişli fiili hareketlere başlaması, ancak elinde olmayan sebeplerle fiili gerçekleştirememiş olması gerekir. Suçun teşebbüs aşamasında kalması halinde fail hakkında TCK 35 maddesi uyarınca fiilin ağırlığına ve niteliğine göre 1/4 ile 3/4 oranları arasında ceza indirimi yapılır.
Suça İştirak
Kasten yaralama suçlarının birden fazla kişi ile yani iştirak halinde işlenmesi mümkündür. Türk Ceza Kanunumuzun 37,38 ve 39. Maddelerinde yer alan bütün suça iştirak hallerinin TCK 86 ve TCK 87 maddeleri için uygulanması mümkündür.
Birlikte Faillik
Suçun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi halinde her bir fail ayrı ayrı cezalandırılır. Bu durumda her bir failin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmiş olması gerekir.
Suça Azmettirme
Kasten yaralama suçlarının azmettirme sonucu işlenmesi mümkündür. Azmettirme söz konusu olması halinde da fail birlikte faillik durumunda olduğu gibi atılı suçun kanunda öngörülen cezaları ile cezalandırılır.
Yardım Etme
Yardım etme suçun işlenmesinin kolaylaştırmak şeklinde olabileceği gibi suçun işlenmesinden sonra failin kaçmasını kolaylaştırma şeklinde de gerçekleşebilir. Kasten yaralama suçuna yardım eden fail hakkındaki cezada 1/2 oranında ceza indirimi yapılarak hüküm kurulur.
Kasten Yaralama Suçunda Haksız Tahrik
Uygulamada sık karşılaşılan suçun özel görünüş biçimlerinden birisidir. Türk Ceza Kanunumuzun 29. Maddesinde yer alan hükümlere göre failin haksız bir fiile bağlı olarak gerçekleşen öfke ve hiddet altında suçun işlenmesi halinde haksız tahrik söz konusu olur. Kasten yaralama suçlarında haksız tahrik unsurlarının bulunması halinde ise fail hakkındaki cezada 1/4 ile 3/4 oranları arasında ceza indirimi yapılır. Ceza indirimi takdir edilirken genellikle haksız tahrik boyutları dikkate alınır.
Kasten Yaralama Suçunda Meşru Müdafaa (Meşru Savunma)
Kasten yaralama suçlarında meşru müdafaa sık karşılaşılan bir suçun özel görünüş biçimidir. Herhangi bir suçtan dolayı meşru savunma şartlarının oluşması halinde ayrıca yukarıda kasten yaralama suçu unsurları başlığı altında belirtmiş olduğumuz “hukuka aykırılık” unsuru gerçekleşmemiş olarak kabul edilir. Bu durumda ise faile ceza verme yoluna gidilmez.
Kasten Yaralama Suçlarında Meşru Savunma Şartları
- Haksız bir saldırı söz konusu olmalıdır.
- Saldırı suçun failine veya bir başkasına yönelik olmalıdır.
- Savunma zorunlu olmalıdır.
- Savunla ile saldırı arasında bir orantı bulunmalıdır.
- Savunma, saldırıyı etkisiz hale getirme amacı ile yapılmalıdır.
- Savunmada sınırın aşılmaması gerekir.
- Korunan hakka yönelik ciddi bir tehlike söz konusu olmalıdır. (Vücut Dokunulmazlığı)
Kasten Yaralama Suçu Unsurları
Korunan Hukuki Değer
Türk Ceza Kanunumuzun 86. Maddesinde yapılan tanımdan da anlaşılacağı gibi kasten yaralama suçu bir başkasının vücuduna acı vermek veya daha ağır şekilde yaralamak amacıyla oluşan bir suçtur. Bu nedenle gerek TCK 86 maddesi gerekse TCK 87 maddesi ile büyük ölçüde kişilerin vücut dokunulmazlıkları korunma altına alınmaya çalışılmıştır.
Kastan Yaralama Suçu Maddi Unsurları
Fail
Suçun failinin belirlenmesinde genel bir özellik tanımlanmamıştır. Buna karşın failin kamu görevlisi olması ve kasten yaralama suçunu kamu görevi nedeniyle kendisine tanınan nüfusu kötüye kullanması suretiyle işlemesi TCK 86/3-d maddesi ile suçun daha ağır cezayı gerektiren hali olarak kabul edilmiştir. Bu durum haricinde fail açısından özgü nitelik taşıyan bir suç değildir.
Mağdur
Kasten yaralama suçunun mağduru gerçek kişilerdir. Tamamen olmasa da suçun mağdurunun kadın olması, fail ile aralarındaki alt-üst soy ilişkisinin bulunması ya da mağdurun kamu görevine yerine getiren kişi olması durumları dikkate alındığında kısmen mağdur açısından özgü nitelik taşıyabilmektedir. Ancak bu durumlar suçun daha ağır cezayı gerektiren halleri arasında sayılmıştır.
Fiil
Suçun genel tanımımın yapıldığı TCK 86 maddesinden de anlaşılacağı üzere kasten yaralama suçlarında fiil, mağdurun vücuduna acı veren veya mağdurun sağlığının bozulmasına neden olan davranışlardır. Kasten yaralama suçu ve cezası için farklı seçimlik hareketler öngörülmüş olsa da mağdurun gerçekleştirmiş olduğu fiil mağduru yaralamaya yönelik olmalıdır. Bu nedenle fiziksel bir temasın bulunmadığı ancak mağdurun yaralanması ile neticelenen her türlü fiil yaralama suçunu oluşturabilecek davranışlardır.
Kasten Yaralama Suçunun Manevi Unsurları
Kast
Kasten işlenebilen diğer suçlarda olduğu gibi suçun manevi unsuru yine kasttır. Zira kasten yaralama suçunda fail mağdurun vücut dokunulmazlığına bir zarar vermek, mağdurun acı çekmesini sağlamak veya sağlığının bozulmasını amaçlayarak hareket etmektedir. Bu nedenle suç kasten işlenebilen bir suç olup, failin yaralama neticesi ile hareket etmemiş olmasına rağmen yaralanmanın meydana gelmiş olması Türk Ceza Kanunumuzun 89. Maddesinde “taksirle yaralama suçu” olarak düzenlenmiştir.
İlliyet Bağı (Nedensellik)
Türk Ceza Kanunumuzda suç olarak tanımlanmış tüm fiillerde olduğu gibi failin kusurlu / kasıtlı hareketlerinden dolayı meydana gelen netice arasında illiyet bağının kurulmuş olması zorunludur.
Kasten yaralama suçunda da failin yaralamaya yönelik kasıtlı hareketi ile mağdurun yaralanması arasında illiyet bağının kurulması gerekir. İlliyet bağının kurulamamış olan bir durumda kasten yaralama suçu unsurları oluşmamış olarak kabul edilir.
Hukuka Aykırılık Unsuru
Failin mağduru yaralamaya yönelik kasıtlı hareketi veya bu hareket sonucu mağdurun yaralanması olması suçun oluşumu için tek başına yeterli değildir. Ayrıca failin bu suç teşkil eden fiili davranışının hukuka aykırı olması gerekir. Bu durumda ise kasten yaralama suçunda meşru müdafaa (meşru savunma) ön plana çıkar. Uygulamada sık karşılaşılan bir durum olması ve failin hukuki statüsünün belirlenmesinde önemli olması nedeniyle kasten yaralama suçunda meşru savunmaya ayrıca daha detaylı olarak değinilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Kasten Yaralama Suçu Şikayete Tabi Mi?
Kasten yaralama suçu ve cezası konusunda yapmış olduğumuz yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere suç büyük ölçüde seçimlik hareketli bir suçtur. Suçun şikayete tabi olduğu durumlar oldukça azdır. Suçun şikayete tabi olduğu tek durum mağdurun yaralanması dikkate alınarak belirlenmiştir. Türk Ceza Kanunun 86/2 maddesinde yer alan ve mağdurun basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralanmasıdır.
Mağdurda meydana gelen yaralanma basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmasına karşın özellikle TCK 86/3 maddesinde yer alan durumların söz konusu olması halinde ise suç şikayete tabi değildir.
Örneğin silah ile kasten yaralama suçunda mağdur “basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde” yaralanmış olmasına rağmen fail şikayet aranmaksızın cezalandırılır. Yine benzer şekilde eşe karşı kasten yaralama söz konusu olması halinde de eş basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmış olmasına rağmen eşin şikayeti aranmaksızın suçun öğrenilmesi ile birlikte gerekli soruşturma yapılır.
Kasten Yaralama Suçunun Para Cezasına Çevrilmesi
Türk Ceza Kanunumuzda suç olarak tanımlanmış bütün fiillerin yapılan yargılama sonunda para cezasına çevrilmesi mümkün değildir. Kasten Yaralama suçu ve cezası içinde gerekli koşulların oluşması halinde doğrudan para cezası şeklinde hüküm kurmak veya hapis cezasının para cezasına çevrilmesi mümkündür.
Suçun şikayete tabi olduğu durumlar diğer bir ifade ile mağdurun basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralanması halinde genellikle doğrudan adli para cezası şeklinde hüküm kurulabileceği gibi sanık hakkında takdir edilen ceza miktarı 1 yıl ve daha az süreli olması halinde yine mahkemenin takdiri doğrultusunda süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkün hale gelebilmektedir.
Kasten yaralama suçu ve cezasının para cezasına çevrilmesi özellikle neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunda pek mümkün değildir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında ceza alt sınırı genellikle 4 yıldan başlamakta ve fiilin ağırlığına göre 18 yıla kadar hüküm kurulabilmektedir. Diğer durumlarda olduğu gibi sanık hakkında 1 yıl ve daha az süreli hapis cezası şeklinde hüküm kurulması doğrudan hükmün para cezasına çevrilebileceği sonucunu doğurmaz. Ayrıca mahkemece sanığın sosyal ve ekonomik durum dikkate alınır ve ileride bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaate varmış olması gerekir.
Kasten Yaralama Suçu ve Cezası İçin İndirim Nedenleri
| İndirim Nedenleri | Yasal Dayanak | İndirim Miktarı |
| Suçun İhmali Davranışla İşlenmesi | TCK 88 | 1/3 |
| Suça Teşebbüs | TCK 35 | 1/4 – 3/4 |
| Yardım Etme | TCK 39 | 1/2 |
| Haksız Tahrik | TCK 29 | 1/4 – 3/4 |
| İyi Hal İndirimi | TCK 62 | 1/6 Oranına Kadar |
SIK SORULAN SORULAR
Kasten Yaralama Cezası Kaç Yıl?
Kasten yaralama suçu cezasının belirlenmesinde en önemli etken mağdurda meydana gelen yaralanmanın derecesidir. Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralanma söz konusu olması halinde 6 aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüşken kasten yaralama sonucu ölüm olayının meydana gelmesi halinde 18 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Yargılama sonucu ağırlaştırıcı nedenler, sanık ile suçun mağduru arasındaki akrabalık ilişkisi, mağdurdaki yaralanmanın nitelik ve derecesi gibi farklı birçok unsur dikkate alınarak bir karara varılır.
Kasten Yaralama Para Cezası Ne Kadar?
Kasten yaralama suçlarında para cezası genellikle TCK 86/2 maddesinde belirtilen şekilde bir yaralanma söz konusu olması halinde mümkündür. Diğer durumlarda ceza alt sınırı 1 yıldan fazla olması halinde hapis cezasının para cezasına çevrilmesi pek mümkün değildir. Herhangi bir suçtan para cezası şeklinde hüküm kurulması sırasında sanığın sosyal ve ekonomik durumu, suçun işleniş biçimi, sanığın tutumu gibi farklı birçok kriter göz önüne alınır. Bu nedenle kasten yaralama para cezası şeklinde genel bir miktar belirlemek oldukça zordur.
Kasten Yaralama Şikayetten Vazgeçme Mümkün Müdür?
Herhangi bir suçun mağdurunun şikayetin vazgeçmiş olmasının sanık / şüpheli hakkında hüküm doğurabilmesi için suçun takibi şikayete tabi suçlar arasında yer alması gerekir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi kasten yaralama suçunun sadece TCK 86/2 maddesinde belirtilen hali şikayete tabidir. Failin fiili hareketi TCK 86/2 maddesi ile örtüşmesi halinde mağdurun şikayetinden vazgeçmesi halinde sanık hakkında düşme kararı verilir. Diğer durumlarda ise mağdur şikayetinden vazgeçmiş olsa dahi soruşturmaya veya kovuşturmaya devam edilir.
Kasten Yaralama Teşebbüs Cezası
Sanığın yaralama elverişli fiili hareketlere başlamış olmasına rağmen herhangi bir sebeple iradesi dışında suçu gerçekleştirememiş olması halinde teşebbüs hükümleri uygulanır. Herhangi bir suçun teşebbüs aşamasında kalması ise sanık hakkındaki cezanın fiilin ağırlığına göre 1/4 ile 3/4 arasında ceza indirimi uygulanır. Bu nedenle kasten yaralama teşebbüs cezasının belirlenebilmesi için öncelikle mağdurda meydana gelen yaralanmanın nitelik ve ölçüsü hakkında bilgi sahibi olmak gerekir.
Kasten Yaralamada Etkin Pişmanlık Var Mı?
Teşebbüs halleri dışında suç neticenin gerçekleşmesi ile birlikte tamamlanmış olarak kabul edilir. Kasten yaralama suçlarında ise suçun konusu mağdurda meydana gelen yaralanmadır. Yaralanmanın gerçekleşmesi ile suç tamamlanmış olarak kabul edildiğinden etkin pişmanlık hükümleri sıklıkla uygulanamamaktadır. Ancak sanığın yargılama aşamasında pişmanlık gösterdiği kanaatine varılması halinde “iyi hal indirimi” uygulanabilmektedir.
Silahla Kasten Yaralama Cezası Kaç Yıl?
Silahla kasten yaralama cezası suçun temel şekline göre yarı oranında ceza artırımı yapılarak tespit edilir. Örneğin suçun mağdurunun TCK 86/1 maddesinde belirtilen şekilde yaralanması halinde 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar kurulan hapis cezasında yarı oranında ceza artırımı yapılır. Silahla kasten yaralama cezası olarak genel geçerli bir süre ceza kanunumuzda ayrıca düzenlenmemiştir.
Kasten Yaralama Uzlaşma Olur Mu?
Suçun şikayete tabi olduğu TCK 86/2 maddesi ile şikayete tabi olmasa da TCK 86/1 maddesinde belirtilen şekilde meydana gelen yaralanmalar şikayete tabidir. Ancak her iki durumda da TCK 86/3 maddesinde yer alan unsurların mevcut olayda bulunmaması gerekir. Örneğin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı yaralama söz konusu olması ve mağdurun basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralanması şikayete tabi olmadığı gibi uzlaşma kapsamında da değildir.
Kasten Yaralamada Tutuklama Olur Mu?
Basit kasten yaralama suçu için tutuklama tedbiri sıklıkla uygulanmamaktadır.Ancak TCK 87 maddesinde yer alan neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında mağdurda meydana gelen yaralanmanın derecesine göre tutuklama tedbiri zaman zaman uygulanabilmektedir. Herhangi bir suçtan şüpheli / sanık hakkında tutuklama kararı verilirken genellikle failin üzerine atılı suçun ceza alt ve üst sınırları ile beraber kuvvetli suç şüphesi dikkate alınır. Mahkemece bu hususların değerlendirilmesinden sonra kasten yaralama suçu için tutuklama tedbiri uygulanmasının önünde yasal bir engel yoktur.

Koza Avukatlık ve Danışmanlık, İstanbul Kartal’da faaliyet gösteren, aile hukuku, ceza hukuku, gayrimenkul, miras, iş ve icra hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmetleri sunan bir avukatlık bürosudur.
Büro, her dosyayı kendine özgü değerlendiren, müvekkil odaklı ve şeffaf iletişim ilkesiyle çalışmaktadır. Boşanma ve velayet davalarından ceza yargılamalarına, tapu uyuşmazlıklarından alacak takibine kadar geniş bir alanda aktif dava deneyimine sahip olan Koza Avukatlık ekibi; güncel yargı kararlarını ve mevzuat değişikliklerini yakından takip ederek içeriklerini hazırlamaktadır.
Bu sitede yayımlanan hukuki yazılar; okuyucuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup bireysel hukuki danışmanlık yerine geçmez. Davanıza ilişkin değerlendirme için büromuzla doğrudan iletişime geçebilirsiniz.