
Ortak velayet nedir sorusunun hukuki cevabı şu: Boşanmış anne ve baba, çocuk üzerindeki velayet hak ve yükümlülüklerini birlikte kullanmaya devam eder. Okul seçimi, planlı bir tedavi ya da başka bir şehre taşınma gibi çocuğun geleceğini etkileyen kararları ebeveynlerden biri tek başına değil, ikisi birlikte verir. Öğretide aynı kurum birlikte velayet adıyla da anılır.
Türk Medeni Kanunu bu modeli açıkça düzenlemiyor. Ortak velayet uygulamaya, Türkiye’nin 2016’da onayladığı bir uluslararası protokol ve ona dayanan yargı kararlarıyla girdi. Bu yüzden şartlarını kanun maddesinden çok mahkeme kararlarından okumak gerekiyor. Ortak velayet, çocuğun iki evde eşit süre kalacağı anlamına da gelmez.
Ortak Velayet Nedir? Tek Başına Velayetten Farkı Nedir?
Evlilik sürerken velayet zaten ortaktır. Kanun, evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın velayeti birlikte kullanacağını söyler. Ortak hayata son verildiğinde veya ayrılık hâli gerçekleştiğinde hâkim velayeti eşlerden birine verebilir; boşanmada ise velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir.[1] Tek başına velayet denilen klasik model bu hükümden doğar.
Ortak velayette ise boşanma kararından sonra da iki ebeveyn velayetin sahibi olarak kalır. Ebeveynlerin hukuki konumu değişir; çocuğun günlük düzeni kendiliğinden değişmez. Çocuk yine bir ebeveynin yanında yaşayabilir, diğer ebeveynle görüşme takvimi de kararda yer alır. Mahkemenin tek başına velayette ebeveynlerden birini hangi ölçütlerle seçtiğini boşanmada çocuğun velayetinin kime verileceği sorusunu ele aldığımız yazıda bulabilirsiniz.
| Konu | Tek başına velayet | Ortak velayet |
|---|---|---|
| Önemli kararlar | Velayet sahibi ebeveyn verir | Anne ve baba birlikte verir |
| Çocuğun yaşadığı yer | Çocuğun bırakıldığı, velayet sahibi ebeveynin yanı | Kararda veya protokolde ayrıca belirlenir |
| Diğer ebeveyn | Kişisel ilişki kurma hakkı vardır (TMK m.323) | Velayetin ortak sahibidir; çocuk yanında yaşamıyorsa görüşme düzeni yine belirlenir |
| Çocuğun giderleri | Velayet kendisine verilmeyen eş, gücü oranında katılır (TMK m.182) | Kanunda özel hüküm yok; katkı payı kararda veya protokolde düzenlenir |
| Ne aranır? | Çocuğun üstün yararına en uygun ebeveyn | Ebeveynlerin bu yöndeki iradesi ve düzenin çocuğun üstün yararına uygunluğu |
| Sonradan değişiklik | Yeni olgular gerektirirse hâkim gerekli önlemleri alabilir (TMK m.183) | |
Ortak Velayetin Hukuki Dayanağı Nedir?
Medeni Kanun’un sessizliği
Medeni Kanun, boşanmadan sonra velayetin eşlerden birine verildiği bir sistem kurar. Yargıtay da 2017’ye kadar bu hükmü dar yorumladı; ortak velayet içeren yabancı mahkeme kararları, Türk kamu düzenine aykırı görülerek tanınmadı. Kanunda ortak velayeti yasaklayan açık bir hüküm yok, ama ona izin veren bir hüküm de bulunmuyor. Ekim 2026 itibarıyla bu durum değişmiş değil.
Ek 7 No’lu Protokol ve Yargıtay’ın 2017 kararı
Belirleyici gelişme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Ek 7 No’lu Protokol’ün onaylanmasının 6684 sayılı Kanun’la uygun bulunması oldu. Protokol’ün 5. maddesine göre eşler, evlilik süresince ve evliliğin sona ermesi hâlinde çocuklarıyla ilişkilerinde özel hukuk bakımından eşit hak ve sorumluluklara sahiptir. Aynı madde, devletlerin çocukların yararına gerekli tedbirleri alabilmesini de saklı tutar.[2]
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 20 Şubat 2017 tarihli kararında bu hükmü Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrasıyla birlikte değerlendirdi. O fıkraya göre temel haklara ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunlar çatıştığında andlaşma hükmü esas alınır. Daire, yabancı uyruklu ebeveynlere ilişkin bir dosyada ortak velayetin Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığına hükmetti.[3] Bu karardan sonra aile mahkemeleri, özellikle anlaşmalı boşanmalarda ortak velayet kararları vermeye başladı.
Anayasa Mahkemesi’nin tespiti
Anayasa Mahkemesi de 2021 tarihli bir bireysel başvuru kararında aynı sonuca ulaştı. Protokol’ün 5. maddesi ve buna dayanan Yargıtay içtihadı birlikte ele alındığında, boşanma ve ayrılık hâlinde velayetin ebeveynlerce ortak kullanılması mümkündür. Mahkeme, ortak velayetin nasıl yürütüleceğine ve nasıl sona erdirileceğine ilişkin usul ve esasların mevzuatta ayrıca düzenlenmediğini de tespit etti.[4]
Bu boşluk nedeniyle ortak velayetin günlük hayatta nasıl işleyeceğini kanun değil, mahkeme kararı ve tarafların protokolü belirliyor. Kararda boş bırakılan her konu, boşanmadan sonra yeni bir uyuşmazlığa dönüşebilir.

Ortak Velayetin Şartları Nelerdir?
Kanunda sayılmış şartlar bulunmadığından ölçütler yargı kararlarından çıkıyor. Mahkemenin üzerinde durduğu başlıca noktalar şunlar:
- Ebeveynlerin iradesi: Uygulamada ortak velayet, anne ve babanın gönüllülüğüne dayanan bir düzen olarak görülür. Anayasa Mahkemesi de ebeveynlerin bu yöndeki istek ve iradesinin araştırılmamasını ihlal gerekçeleri arasında saydı.[4]
- Çocuğun üstün yararı: İki ebeveyn istese bile mahkeme, ortak velayetin o çocuk için daha iyi bir düzen olup olmadığını ayrıca değerlendirir. Şiddet, ihmal ya da çocuğun güvenliğini tehlikeye atan bir durum varsa talebin kabul edilmesi beklenmez.
- Birlikte karar verebilme: İletişimi tamamen kopmuş ebeveynler için ortak velayet, çocuğu çekişmenin ortasında bırakabilir. Bu yüzden tarafların okul, sağlık ve yaşam yeri gibi konularda fiilen birlikte hareket edip edemeyeceği önem taşır.
- Uzman incelemesi ve çocuğun görüşü: Aile mahkemesi uzmanlarının hazırladığı sosyal inceleme raporu ve yeterli idrake sahip çocuğun görüşü, kararın en önemli dayanakları arasındadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, idrak çağındaki çocuğun velayet konusunda dinlenmesini ve uzman görüşü alınmasını gerekli görmüştür.[5]
Sosyal inceleme raporunun hazırlanması yargılamanın takvimini de etkiler. Bu aşamanın süreye yansımasını velayet davasının ne kadar sürdüğü konusunda hazırladığımız örnek tablolarda görebilirsiniz.
Ebeveynlerden Biri İstemiyorsa Ortak Velayet Verilebilir mi?
Ebeveynlerden biri açıkça karşı çıkıyorsa, mahkemenin ortak velayete hükmetmesi hak ihlali sonucunu doğurabilir. Bunun en açık örneği, Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü’nün 6 Ekim 2021 tarihli Hilal Erdaş kararıdır.
Dosyada anlaşmalı olarak boşanan çiftin çocuğunun velayeti önce babaya bırakılmıştı. Anne velayetin değiştirilmesi için dava açtı ve ilk derece mahkemesi velayeti anneye verdi. Babanın istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi, taraflardan hiçbirinin açıkça talep etmediği bir çözüm kurdu. Velayetin ortak kullanılmasına, çocuğun babanın yanında yaşamasına ve anneyle kişisel ilişki tesisine kesin olarak hükmetti.
Anayasa Mahkemesi bu kararı aile hayatına saygı hakkının ihlali olarak değerlendirdi. Gerekçeye göre anne ortak velayete açıkça itiraz etmiş, babanın da bu yönde açık bir talebi olmamıştı. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ebeveynlerin ortak velayet hakkındaki görüşleri sorulmadan hazırlanmış, mahkemeler de ebeveynlerin iradesini araştırmamıştı. Bu eksikler nedeniyle ortak velayetin çocuğun üstün yararına uygunluğu yeterince incelenmemişti.[4]
Bu karar şunu gösteriyor: Ortak velayet isteyen ebeveyn bu talebi dilekçede veya duruşmada açıkça ileri sürmeli, karşı tarafın görüşü de tutanağa geçmelidir. İrade beyanları ve uzman raporu dosyada yer almıyorsa, verilen ortak velayet kararı kanun yolunda ya da bireysel başvuruda sorun yaratabilir.
Çekişmeli boşanma ise ortak velayeti kendiliğinden dışlamaz. Eşler kusur, tazminat veya mal paylaşımı konusunda çekişirken çocuğun velayetinde uzlaşabilir; bu durumda mahkeme ortak velayet talebini diğer koşullarla birlikte değerlendirir. Çekişmeli dosyalarda velayet sürecini çekişmeli boşanma davasında velayetin belirlenmesi başlığıyla ayrıca ele aldık.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Ortak Velayet Nasıl Düzenlenir?
Ortak velayetin en sık kurulduğu yer anlaşmalı boşanma protokolüdür. Hâkim tarafları bizzat dinler, çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulup bulmadığını değerlendirir ve çocukların yararı için gerekli gördüğü değişiklikleri gündeme getirebilir.[1] Dava şartlarını ve duruşmada protokolün nasıl incelendiğini anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır başlığı altında adım adım ele aldık.
Protokole yalnızca “velayet ortak kullanılacaktır” yazmak, kanunun boş bıraktığı alanları doldurmaz. Uygulamada sorun çıkmaması için şu başlıkların açıkça düzenlenmesi önerilir:
- Çocuğun hangi ebeveynin yanında yaşayacağı ve adres değişikliğinin diğer ebeveyne ne kadar önce bildirileceği,
- Diğer ebeveynle kişisel ilişki takvimi: hafta sonları, hafta içi görüşmeler, sömestr ve yaz tatili, dini bayramlar, yılbaşı ve doğum günleri; teslim alma yeri ve saati,
- Birlikte alınacak kararlar: okul seçimi veya değişikliği, planlı tıbbi müdahaleler, başka bir şehre ya da ülkeye taşınma, pasaport ve yurt dışı seyahatleri, din eğitimi,
- Günlük kararların çocuğun yanında bulunduğu ebeveyne ait olduğu ve acil bir sağlık durumunda nasıl hareket edileceği,
- Okul ve sağlık bilgilerinin iki ebeveynle nasıl paylaşılacağı,
- Giderlere katılım: iştirak nafakasının tutarı, ödeme günü ve artış yöntemi; eğitim ve sağlık gibi büyük harcamaların paylaşımı,
- Önemli bir konuda anlaşma sağlanamazsa izlenecek yol.
Velayet maddesinin protokolün nafaka ve mal paylaşımı bölümleriyle nasıl bir arada kurgulandığını görmek için anlaşmalı boşanma protokolü örneği iyi bir başlangıç noktasıdır.
Ortak Velayette Okul, Sağlık ve Yurt Dışı İşlemleri Nasıl Yürütülür?
Velayetin ortak kullanılması, çocuğun kanuni temsilinin de iki ebeveyne ait olması demektir. Okul kaydı, planlı tedaviler veya pasaport gibi işlemlerde kurumlar mahkeme kararını ve iki ebeveynin onayını isteyebilir. Bu, her işlemde iki ebeveynin birlikte gitmesi gerektiği anlamına gelmez. Kurumun hangi belgeyi aradığını önceden öğrenmek ve diğer ebeveynin yazılı onayının nasıl verileceğini protokolde kararlaştırmak zaman kazandırır. Kesinleşme şerhli karar örneğini yanınızda bulundurmak da işi kolaylaştırır.
Reşit olmayan çocuğun pasaport başvurusunda anne ve babanın muvafakati aranır; başvuruda hazır bulunmayan ebeveynin noter veya konsolosluk onaylı muvafakatnamesi istenir. Ortak velayette bu onay iki ebeveynden beklenir. Diğer ebeveyn haklı bir sebep olmadan onay vermiyorsa, çözüm için aile mahkemesine başvurulabilir.
Ortak Velayette Nafaka Ödenir mi?
Ödenebilir. Ortak velayet, çocuğun giderlerine katılma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Medeni Kanun, velayet kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasını öngörür; ortak velayete özgü ayrı bir nafaka hükmü ise içermez.[1] Bu nedenle çocuğun yanında yaşamadığı ebeveynin katkısı, protokolde veya kararda iştirak nafakası olarak belirlenebilir.
Tutar belirlenirken çocuğun ihtiyaçları ve ebeveynlerin ekonomik durumu birlikte değerlendirilir. Çocuk zamanını iki ev arasında daha dengeli paylaşıyorsa, okul taksiti, sağlık harcamaları ve kurs gibi kalemlerin nasıl bölüneceğini tek tek yazmak sonraki tartışmaları azaltır. Tedbir ve iştirak nafakasını ayıran ölçütler için iştirak nafakası ile tedbir nafakası arasındaki fark başlıklı içeriğimize bakabilirsiniz.
Ortak Velayet Sonradan İstenebilir veya Değiştirilebilir mi?
Evet; velayet düzenlemesi değişen koşullara göre yeniden ele alınabilir. Medeni Kanun’a göre ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olgular gerektirdiğinde hâkim, kendiliğinden ya da ebeveynlerden birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.[1] Bu hükme dayanarak tek başına velayetten ortak velayete geçiş istenebileceği gibi, işlemeyen bir ortak velayetin sona erdirilmesi de talep edilebilir.
Sonradan istenen ortak velayette ölçüt değişmez. Diğer ebeveynin bu düzene katılıp katılmadığı ve çocuğun yararı araştırılmadan verilecek bir karar, yukarıdaki Anayasa Mahkemesi kararında görüldüğü gibi hak ihlali doğurabilir.[4] Sona erdirme talebinde ise mahkeme, çocuğun üstün yararını esas alarak ebeveynler arasındaki iletişimin ve birlikte karar alma düzeninin fiilen sürüp sürmediğini değerlendirir.
Hangi olguların değişiklik sebebi sayıldığını velayet kararının hangi durumlarda değiştirilebileceği sorusunu yanıtladığımız yazıda bulabilirsiniz.
Dava açmadan önce mevcut karar ve protokolün hangi noktada işlemediğini netleştirmek, talebin doğru kurulmasının ilk adımıdır. Büromuz bu dosyaları aile ve boşanma hukuku çalışma alanı içinde yürütüyor.







