Koza Avukatlık ve Danışmanlık
+90 535 924 18 52

Aile Hukuku ve Boşanma Davaları

Nafaka Arttırılabilir mi? Nafaka Artırım Davası Şartları ve Süreci

Nafaka Arttırılabilir mi? Nafaka Artırım Davası Şartları ve Süreci

Durumunuz buna benziyorsa tıklayın ve avukatla iletişime geçin

İçindekiler

Mahkemenin bağladığı nafaka, karar günündeki fiyatlara ve ihtiyaçlara göre belirlenir. Aradan geçen yıllarda kira, okul ve market harcamaları yükselirken tutar yerinde sayarsa nafaka amacını yitirmeye başlar. Kanun bu ihtimali baştan düşünmüştür: nafaka arttırılabilir mi sorusunun cevabı, koşullar değiştiğinde mahkemeden artırım isteyebilmektir.[1]

Bu hak nafaka kararıyla birlikte kendiliğinden işlemez. Kararda yıllık artış hükmü yoksa tutarı yükseltmenin yolu, nafaka alacaklısının açacağı nafaka artırım davasıdır. Kapı iki yönde açıktır: mali durumu bozulan nafaka yükümlüsü de değişen koşullara dayanarak indirim isteyebilir.

Nafaka artırım davası
Nafaka artırım davası, değişen ekonomik koşullar ve ihtiyaçlar nedeniyle nafaka miktarının artırılması için açılabilir.

Hangi Nafaka Türleri Artırılabilir?

Artırım davası en çok yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası için açılır. Yoksulluk nafakasında dayanak Türk Medeni Kanunu‘nun 176. maddesinin dördüncü fıkrasıdır; iştirak nafakasında aynı imkânı 331. madde sağlar.[1] Yardım nafakası da durum değiştiğinde yeniden belirlenebilir. Aşağıdaki tablo, hangi nafakada hangi yolun izlendiğini özetliyor.

Nafaka türüArtırım yoluDavayı kim açar?
Yoksulluk nafakasıTMK m.176/4Nafakayı alan eski eş
İştirak nafakasıTMK m.331Çocuğun velayeti kendisinde olan ebeveyn (çocuk adına)
Yardım nafakasıTMK’nın yardım nafakasına ilişkin hükümleriNafaka alacaklısı; ergin çocuk kendisi
Tedbir nafakasıAyrı dava açılmazBoşanma davası içinde talep edilir

Boşanma davası sürerken ödenen tedbir nafakası için ayrı bir dava açılmaz. İhtiyaçlar değişmişse bu durum görülmekte olan dava içinde mahkemeye bildirilir ve tutarın yeniden belirlenmesi orada istenir.

Çocuk 18 Yaşını Doldurduysa İştirak Nafakası Artırılabilir mi?

İştirak nafakası, çocuğun ergin olmasıyla sona erer.[1] Bu yüzden çocuk 18 yaşını doldurduktan sonra velayet sahibi ebeveynin iştirak nafakasını artırma davası açması mümkün değildir. Eğitimi süren ergin çocuk ihtiyacını kendi adına açacağı nafaka davasıyla ileri sürer; uygulamada bu dava yardım nafakası olarak anılır. Koşullarını 18 yaşından büyük çocuğun yardım nafakası yazımızda ayrıca anlatıyoruz.

Nafaka artırım davası şartları
Nafaka artırım davası şartları arasında değişen ekonomik koşullar, artan ihtiyaçlar ve tarafların mali durumundaki değişiklikler bulunabilir.

Nafaka Artırımında Mahkeme Hangi Kriterlere Bakar?

Yoksulluk nafakasında kanun iki ölçüt sayar: tarafların mali durumunun değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı gerektirmesi. İştirak nafakasında ise durumun değişmesi yeterlidir.[1] Yargıtay bu çerçevede somut bir başlangıç noktası belirlemiştir. Nafaka alacaklısının ihtiyaçlarında ve yükümlünün gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik yoksa yoksulluk nafakası TÜİK’in yayımladığı ÜFE oranında artırılır; böylece önceki takdirde kurulan denge korunur.[2]

Bu ilke, talebi iki katmanda kurmanıza imkân verir. Birinci katman ÜFE tabanıdır: nafakanın enflasyon karşısında değerini korumasını isteyen bu talepte önceki kararın tarihi ve mevcut tutar temel dayanağı oluşturur. İkinci katman, ÜFE’nin üzerine çıkan taleptir. Burada çocuğun okula başlaması, kira artışı ya da yükümlünün gelirindeki belirgin yükselme gibi her değişikliğin belgeyle gösterilmesi gerekir.

HedefDayanakDosyaya ne konur?
Nafakanın ÜFE oranında güncellenmesiZamanın geçmesi ve paranın değer kaybıÖnceki kararın tarihi, mevcut tutar, varsa daha önceki artışlar
ÜFE’nin üzerinde artışGelir, gider veya ihtiyaçlardaki somut değişiklikKira sözleşmesi, okul-kurs-sağlık giderleri, yükümlünün gelir ve mal varlığı kayıtları
Artışın sınırlanması (yükümlü tarafından)Ödeme gücünün azalmasıGelir kaybını gösteren belgeler, bakmakla yükümlü olunan kişilere ait kayıtlar

İştirak nafakasında ölçüt biraz daha geniştir; mahkeme çocuğun yaşına, eğitim durumuna ve belgelenmiş giderlerine bakar, ana ve babanın mali gücünü birlikte tartar.[1] Yükümlünün ödeme gücü de bir sınırdır: talep edilen artış bu gücü aşıyorsa hâkim tutarı daha düşük belirleyebilir. İlk kez nafaka bağlanırken kullanılan verilerin (gelir araştırması, yaşam düzeyi, giderler) artırımda da yeniden devreye girdiğini nafaka neye göre belirlenir yazısında görebilirsiniz.

Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Nafaka Sonradan Artırılabilir mi?

Sonuç nafakanın türüne göre değişir. İştirak nafakasında belirleyici olan çocuğun yararıdır; Yargıtay, sözleşmeye dayanan nafakanın da sonradan değiştirilebileceğini kabul etmiştir.[3] Bu nedenle protokoldeki “nafaka artırılmayacaktır” gibi kayıtların, çocuk bakımından mahkemeyi bağlaması beklenmez.

Yoksulluk nafakasında eşlerin serbestçe belirlediği tutar ve yıllık artış oranı, koşullar sonradan değişirse yine dava konusu yapılabilir. Ancak mahkeme, protokolün imza tarihinde öngörülebilir olan gelişmeleri ayrıca tartabilir; sonuç dosyaya göre değişir. Protokolde yoksulluk nafakasından açıkça vazgeçilmişse artırılacak bir nafaka da yoktur. Nafaka maddelerinin imza aşamasında nasıl kurulduğunu görmek için anlaşmalı boşanma protokolü örneğine bakabilirsiniz.

Nafakaya zam gelir mi
Nafakaya zam gelir mi? Nafakanın kendiliğinden artıp artmayacağı, mahkeme kararındaki yıllık artış hükmüne bağlıdır.

Nafaka Artışı Kendiliğinden Olur mu, Dava mı Açılmalı?

Cevap önceki kararın hüküm fıkrasında saklıdır. Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde bağlanan nafakanın gelecek yıllarda hangi miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir.[1] Uygulamada bu hüküm çoğunlukla “nafakanın her yıl TÜİK ÜFE oranında artırılması” biçiminde kurulur. Böyle bir hüküm varsa nafaka, yeni dava gerekmeden o oranda artar.

Bu yazımız da ilginizi çekebilir:  Vasiyetname Nasıl Yapılır? Türleri ve Geçerlilik Şartları

Hükümde yıllık artış yoksa tek yol artırım davasıdır; hâkim, talep edilmemiş bir artış oranına kendiliğinden hükmedemez. Yıllık artış hükmünün bulunması da yeni bir davayı engellemez. Belirlenen oran, çocuğun yeni giderleri ya da yükümlünün gelir artışı karşısında yetersiz kalıyorsa artırım yeniden istenebilir.

Dilekçeye başlamadan önce kendinize şu üç soruyu sorun:

  1. Önceki kararın hüküm fıkrasında yıllık artış var mı, varsa hangi oranda?
  2. Karar ya da protokol tarihinden bu yana ne değişti: enflasyon mu, çocuğun giderleri mi, yükümlünün geliri mi?
  3. Bu değişiklikleri hangi belgeyle gösterebilirim?

Nafaka Artırım Davası Nerede Açılır ve Hangi Belgeler Gereklidir?

Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi kurulmayan yerlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun belirlediği asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla davaya bakar.[4] Yetkili mahkemeyi Türk Medeni Kanunu’nun 177. maddesi belirler: boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.[1] Yani davayı, nafaka ödeyen kişinin şehrine gitmeden kendi yerleşim yerinizde açabilirsiniz; iştirak nafakasında çocuğun yerleşim yeri esas alınır.

Dava şartı olarak arabulucuya başvurmanız gerekmez; isteyen taraflar ihtiyari arabuluculukla anlaşabilir. Dava basit yargılama usulüne tabidir: yazılı aşama dava ve cevap dilekçesiyle sınırlıdır ve deliller baştan sunulur.[5] Bu yüzden delillerin dilekçeyle birlikte eksiksiz verilmesi, davanın seyrini doğrudan etkiler.

Dosyanın omurgasını genellikle şu belgeler oluşturur:

  • Nafakaya hükmeden kararın ya da protokolün örneği ve mevcut tutar
  • Kira sözleşmesi ve güncel kira artış belgeleri
  • Okul, servis, kurs ve sağlık giderlerini gösteren fatura veya kayıtlar
  • Yükümlünün gelirini ve mal varlığını gösterecek SGK, tapu, araç ve banka kayıtlarının mahkemeden istenmesi talebi
  • Varsa tanık listesi

Dilekçenin sonuç kısmında üç şey net yazılmalıdır: istenen yeni aylık tutar, artışın dava tarihinden itibaren uygulanması ve gelecek yıllar için ÜFE’ye bağlı artış talebi. Hâkim talep edilenle bağlı olduğundan, tutarı düşük belirlemek ya da yıllık artışı istememek ileride yeniden dava açmayı gerektirebilir.[5]

Harç, uygulamada istenen artışın bir yıllık toplamı üzerinden nispi olarak alınır. Dava süresi mahkemenin iş yüküne, gelir araştırmasının dönüş hızına ve tanık dinlenip dinlenmeyeceğine göre değişir. Basit yargılama usulü sayesinde boşanma davasından genellikle daha kısa sürer, ancak kesin bir süre vermek mümkün değildir.

Nafaka Artırım Kararı Hangi Tarihten İtibaren Geçerli Olur?

Uygulamada artırılan nafaka kural olarak dava tarihinden itibaren geçerli olur. Dava açılmadan önceki aylar için fark istenemez; dava tarihinden karar tarihine kadar geçen dönemin farkı ise hükümle birlikte alacak olarak hesaba katılır. Pratik sonuç açıktır: ihtiyaç doğduğu halde davayı erteleyen alacaklı, o aylar için artıştan yararlanamaz.

Varsayımsal bir örnekle: önceki karardan bu yana ÜFE’nin toplamda yüzde 60 arttığını düşünelim (oran yalnızca anlatım içindir; gerçek değer TÜİK verilerinden hesaplanır). Bu durumda 10.000 TL’lik nafakanın ÜFE tabanı 16.000 TL civarındadır. Çocuğun özel okul servisi gibi belgelenmiş yeni bir gider varsa talep bu tabanın üzerine çıkarılabilir; ancak her kalemin ayrıca ispatı gerekir.

Nafaka Artırım Talebine Karşı Taraf Ne Yapabilir?

Nafaka yükümlüsü cevap dilekçesinde gelirinin artmadığını, işini kaybettiğini ya da alacaklının düzenli bir gelir elde etmeye başladığını ileri sürebilir. Yeni evlilik veya yeni çocuk gibi bakmakla yükümlü olduğu kişiler de ödeme gücünü sınırlayan veri olarak değerlendirilir. Talep edilen artış belgelenen ihtiyaçları aşıyorsa, tutarın fahiş olduğu savunması da dosyaya girer.

Mali durumu gerçekten bozulan yükümlü yalnızca savunmayla yetinmek zorunda değildir; karşı dava ya da ayrı bir dava ile nafakanın indirilmesini isteyebilir. Kaldırma sebepleri ve davanın şartları için nafakanın kaldırılabildiği durumlara bakılabilir. Artırılan tutarı ödememenin sonuçlarını ise nafaka ödenmezse başvurulacak yollar rehberinde bulabilirsiniz.

Anayasa Mahkemesinin Nafaka Kararı Artırım Davasını Etkiler mi?

Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı; iptal hükmü dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek.[6] Yoksulluk nafakası kurumu kaldırılmış değildir; iptal edilen, yalnızca nafakanın süresiz olarak istenebilmesini sağlayan ibaredir.

Karar yoksulluk nafakasının süresine ilişkindir. Artırım davasının dayanağı olan 176. maddenin dördüncü fıkrasına dokunmadığı gibi, iştirak, yardım ve tedbir nafakalarını da konu almaz. Yürürlük tarihine kadar kanun koyucunun yeni bir düzenleme yapıp yapmayacağı ve bunun mevcut nafaka kararlarına nasıl yansıyacağı henüz belli değildir.

Yoksulluk nafakasına ilişkin bir dosyada, dava açmadan önce güncel mevzuatın yeniden kontrol edilmesi yerinde olur. Genel şartlar için yoksulluk nafakasının şartları sayfasına göz atabilirsiniz.

Nafaka Artırım Davasında Nereden Başlamalısınız?

Nafaka arttırılabilir mi sorusunun somut dosyadaki cevabı üç veriye bağlıdır: önceki kararın hükmü, aradan geçen süre ve elinizdeki belgeler. Bu üçünü yan yana koyduğunuzda talebi ÜFE tabanıyla mı yoksa belgelenmiş ek ihtiyaçlarla mı kuracağınız belli olur. Nafaka davalarında hukuki destek için Kartal aile hukuku avukatı sayfamıza göz atabilirsiniz.

Nafaka türleri ve nafaka talebinin nasıl yapılacağı ayrı bir yazıda anlatılıyor.

Bu konuda büromuz ne yapar?

Nafaka artırım ve indirim dosyalarında, mevcut karar ile elinizdeki belgeleri birlikte değerlendirip talebi doğru tutar ve doğru delillerle kuruyoruz.

  • Nafaka kararını veya protokolü inceleyerek yıllık artış hükmü bulunup bulunmadığını ve artırım için yeterli değişiklik olup olmadığını değerlendiririz.
  • Kira, okul ve sağlık gibi gider belgelerini derler, karşı tarafın gelirine ilişkin kayıtların mahkemeden istenmesi talebini hazırlarız.
  • Yeni aylık tutarı ve gelecek yıllar için ÜFE'ye bağlı artış talebini içeren dava dilekçesini aile mahkemesinde takip ederiz.
  • Nafaka yükümlüsü tarafında artırım talebine karşı cevap dilekçesi ve gerekirse indirim talebi hazırlarız.

Hukuki kontrol: Av. Büşra Onay Oğurcu (İstanbul Barosu) · Son hukuki kontrol:

Sıkça Sorulan Sorular

6 soru
Nafaka her yıl kendiliğinden artar mı?

Yalnızca nafakaya hükmeden kararda yıllık artış hükmü varsa. Bu hüküm çoğunlukla nafakanın her yıl TÜİK ÜFE oranında artırılması biçiminde kurulur. Böyle bir hüküm yoksa tutar sabit kalır ve artırım için dava açılması gerekir.

Nafaka artırım davası açmak için ne kadar beklemek gerekir?

Kanunda asgari bir bekleme süresi öngörülmemiştir. Önemli olan, önceki takdirden bu yana mali durumun ya da ihtiyaçların değiştiğini veya paranın değer kaybettiğini gösterebilmenizdir. Karardan çok kısa süre sonra açılan davada somut bir değişiklik gösterilemezse talep reddedilebilir.

Geriye dönük nafaka farkı istenebilir mi?

Dava açılmadan önceki aylar için artış farkı istenemez. Dava tarihinden karar tarihine kadar geçen dönemin farkı ise hükme bağlanır. Bu nedenle ihtiyaç ortaya çıktığında davayı geciktirmemek gerekir.

Çocuk 18 yaşını doldurduysa iştirak nafakası artırılabilir mi?

Hayır. İştirak nafakası çocuğun ergin olmasıyla sona erer ve velayet sahibi ebeveyn artık artırım davası açamaz. Eğitimi süren çocuk, kendi adına açacağı yardım nafakası davasıyla talepte bulunabilir.

Nafaka artırım davası için arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Hayır. Nafaka davalarında arabulucuya başvurmak dava şartı değildir; doğrudan aile mahkemesinde dava açılabilir. Taraflar isterlerse ihtiyari arabuluculuk yoluyla da anlaşabilir.

Anlaşmalı boşanmada belirlenen nafaka sonradan artırılabilir mi?

İştirak nafakası artırılabilir; protokoldeki “artırılmayacaktır” türü kayıtların çocuk bakımından mahkemeyi bağlaması beklenmez. Yoksulluk nafakasında protokolle belirlenen tutar da koşullar değişirse dava konusu yapılabilir, ancak protokolde nafakadan açıkça vazgeçilmişse artırılacak bir nafaka kalmaz.

Dayanak ve Kaynaklar

Bu yazıdaki bilgiler aşağıdaki mevzuat ve kaynaklara dayanır.

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.176, m.177, m.182, m.328, m.331, m.364Resmî mevzuat
  2. Yargıtay 3. HD E.2016/11305, K.2016/11631, 17.10.2016Yargıtay kararı
  3. Yargıtay 3. HD E.2010/11887, K.2010/16694, 14.10.2010Yargıtay kararı
  4. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.2, m.4Resmî mevzuat
  5. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.26 ve basit yargılama usulüne ilişkin hükümlerResmî mevzuat
  6. Anayasa Mahkemesinin 4/6/2026 tarihli ve E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararı, 30.09.2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî GazeteAnayasa Mahkemesi kararı

Dosyanızı birlikte değerlendirelim

Durumunuzu kısaca anlatın; hangi hukuki yolun açık olduğunu, tahmini süreyi ve masrafları net biçimde paylaşalım.

İlk görüşme ücretsizdir

İlk görüşme ücretsizdir

Ara Konum
WhatsApp: Bize yazın · mesaj bırakın