Yabancılar hukuku, Türkiye’de bulunan yabancı uyruklu kişilerin hukuki statüsünü düzenler: ikamet ve çalışma izinleri, uluslararası koruma başvuruları, vatandaşlık süreçleri, sınır dışı ve giriş yasağı kararları. Alanın diğer hukuk dallarından ayrılan yanı, uyuşmazlıkların çoğunun mahkemede değil idarenin işlemiyle başlamasıdır — kararı bir kurum verir, siz ona itiraz edersiniz.
Bu yapı süreleri de belirler. İdari kararlara itiraz süreleri kısadır ve kaçırıldığında karar kesinleşir; sınır dışı kararında bu süre yalnızca yedi gündür. Anadolu yakasındaki idari uyuşmazlıklar İstanbul İdare Mahkemelerinde görülür; büromuz Kartal’daki İstanbul Anadolu Adalet Sarayı’na yakınlığıyla İl Göç İdaresi işlemlerini de aynı hat üzerinden takip ediyor.
Yabancılar hukuku hangi işlemleri kapsar?
Dosyaların büyük kısmı şu başlıklarda toplanıyor: kısa dönem, aile ve öğrenci ikamet izni başvuruları ile bunların reddine karşı itirazlar; çalışma izni başvuruları ve işveren yükümlülükleri; sınır dışı (deport) kararlarına itiraz; idari gözetim kararlarının kaldırılması; tahdit kodlarının kaldırılması; uluslararası koruma başvuruları; istisnai ve olağan yoldan Türk vatandaşlığına başvuru; yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizi.
Sınır dışı kararı ve itiraz
Sınır dışı etme kararı, valilik tarafından verilen bir idari işlemdir. Karar tebliğ edildiğinde yanında gerekçesi ve hangi hükme dayandığı da bildirilir. İtiraz süresi tebliğden itibaren yedi gündür ve itiraz idare mahkemesine yapılır. Mahkeme itirazı on beş gün içinde sonuçlandırır ve bu karar kesindir.
Önemli bir ayrıntı: itiraz süresi içinde ve itiraz sonuçlanana kadar kişi kural olarak sınır dışı edilemez. Buna karşılık, itiraz yoluna hiç başvurulmazsa karar kesinleşir ve uygulanır. Uygulamada en sık karşılaştığımız kayıp, yedi günlük sürenin tebligatın anlaşılamaması yüzünden geçirilmesi.
Ayrıntılı anlatım: sınır dışı (deport) kararına nasıl itiraz edilir?
İdari gözetim kararı
Hakkında sınır dışı kararı verilen kişi, kaçma ve kaybolma riski bulunması, ülkeye giriş kurallarını ihlal etmiş olması ya da kamu düzeni bakımından tehdit oluşturması gibi hâllerde geri gönderme merkezinde idari gözetim altına alınabilir. Bu, cezai bir tutukluluk değil idari bir tedbirdir; kararı valilik verir.
İdari gözetim süresi altı ayı aşamaz. Sınır dışı işlemleri kişinin iş birliği yapmaması ya da ülkesine ilişkin bilgi ve belgelerin sağlanamaması nedeniyle tamamlanamıyorsa süre en fazla altı ay daha uzatılabilir. Gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir; hâkim başvuruyu beş gün içinde sonuçlandırır ve bu yol her zaman yeniden kullanılabilir.
Uygulamada iki başvuruyu birlikte yürütmek gerekir: sınır dışı kararına karşı idare mahkemesine, idari gözetime karşı sulh ceza hâkimliğine. İkisi ayrı mercilerdir ve biri diğerinin yerine geçmez.
Uluslararası koruma başvuruları
Ülkesine dönmesi hâlinde zulüm ya da ciddi zarar görme riski bulunan yabancılar uluslararası koruma talebinde bulunabilir. Statü, başvurunun dayandığı sebebe göre mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma biçiminde şekillenir. Başvuru valiliğe yapılır; kayıt, mülakat ve değerlendirme aşamalarından geçer.
Başvuru sırasında verilen beyanların tutarlılığı belirleyicidir; mülakatta eksik ya da çelişkili anlatım, sonraki aşamalarda düzeltilmesi güç bir zemin bırakır. Ret kararına karşı itiraz ve dava yolu açıktır, ancak burada da süreler kısadır.
Tahdit kodları ve giriş yasağı
Tahdit kodu, yabancının Türkiye’ye girişine ya da ülkede kalışına ilişkin kayıtlara işlenen kısıtlama şerhidir. Kodun türü, kısıtlamanın sebebini ve ağırlığını gösterir; kimi kodlar yalnızca izin başvurusunu zorlaştırırken kimileri doğrudan giriş yasağı doğurur.
Kodun kaldırılması için önce hangi kurum tarafından, hangi gerekçeyle konulduğunun tespiti gerekir. Sebep ortadan kalkmışsa idareye başvuru, başvuru reddedilirse idare mahkemesinde iptal davası yolu açıktır. Ayrıntı: tahdit kodunun kaldırılması
İkamet ve çalışma izinleri
İkamet izni başvuruları türüne göre farklı belge ve şartlara tabidir. Reddedilen başvurularda çoğu zaman esas sorun şartların taşınmaması değil, dosyanın eksik ya da yanlış belgeyle sunulmuş olmasıdır. Ret kararına karşı idari itiraz ve ardından iptal davası yolu vardır; burada da süreler kısadır.
Çalışma izni başvurusu kural olarak işveren tarafından yapılır ve izin, başvurulan işveren nezdinde geçerlidir. İşyeri değiştiğinde iznin de yenilenmesi gerekir — bu yükümlülüğün atlanması hem yabancı hem işveren için idari para cezası doğurur.
Türk vatandaşlığı
Vatandaşlık, olağan yoldan (kanunda öngörülen süre boyunca kesintisiz ikamet ve diğer şartlarla) ya da istisnai yoldan kazanılabilir. Evlilik yoluyla vatandaşlık ise ayrı bir usule tabidir ve belirli bir süre fiilen birlikte yaşama şartı aranır. Başvurular İl Göç İdaresi üzerinden yürür; karar mercii İçişleri Bakanlığı’dır.
Vatandaşlık başvurularında en sık görülen sorun, ikamet sürelerinin hesabında yurt dışında geçirilen günlerin göz ardı edilmesidir. Başvurudan önce ikamet geçmişinin doğru hesaplanması, reddedilmiş bir başvuruyu düzeltmekten daha kolaydır.
Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi
Yurt dışında verilmiş bir mahkeme kararı Türkiye’de kendiliğinden hüküm doğurmaz. Kararın burada sonuç doğurması için tanıma (kararın varlığının kabulü) ya da tenfiz (icra edilebilirlik) davası açılması gerekir. En sık karşılaşılan örnek yurt dışında verilen boşanma kararlarıdır: nüfus kaydının düzeltilmesi ancak tanıma kararıyla mümkün olur.
İlgili içerikler: yurt dışı boşanma kararının tanınması · yurt dışında boşanma davası · uluslararası hukuk uyuşmazlıkları
Süreci nasıl yürütüyoruz
İlk görüşmede elimizdeki en kritik bilgi tebligat tarihidir — itiraz süresinin işleyip işlemediğini o belirler. Ardından kararın dayandığı hükmü ve dosyadaki eksikleri çıkarıyoruz. İdari işlemlerde başarı çoğu zaman yeni bir argüman bulmaktan değil, idarenin dayandığı gerekçenin maddi olarak yanlış olduğunu belgeyle göstermekten geçiyor.
Yabancı müvekkillerle yazışmayı, sürecin hangi aşamada olduğunu ve bir sonraki adımın ne zaman geleceğini kapsayacak biçimde yazılı yürütüyoruz.
Yabancılar hukuku avukatı ücretleri nasıl belirlenir?
Avukatlık ücreti, Türkiye Barolar Birliği’nin yayımladığı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altına inemez. Bu alanda iş iki gruba ayrılır: başvuru ve takip işleri (ikamet, çalışma izni, vatandaşlık dosyası) ile dava işleri (iptal davası, tanıma-tenfiz). İkincisi duruşmalı süreç olduğu için ayrı hesaplanır.
Görüşmede hangi aşamaların dâhil olduğunu ve resmî harç ile masrafların ücretten ayrı olduğunu yazılı olarak paylaşıyoruz.
