Uzaklaştırma kararı, şiddet uygulayan ya da şiddet tehlikesi oluşturan kişinin korunan kişiden, onun evinden, okulundan ve işyerinden uzak tutulmasını sağlayan bir tedbir kararıdır. Dayanağı 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 5. maddesidir.[1] Kararı kural olarak aile mahkemesi hâkimi verir, ilk seferde en çok altı ay için verilir ve şiddetin ispatı için delil aranmaz.
Bu karar bir ceza sayılmaz. Amacı yeni bir şiddeti önlemektir; bu yüzden karar verilmesi için ortada açılmış bir ceza davası olması gerekmez.
Uzaklaştırma Kararı Hangi Yasakları İçerir?
Halk arasında “uzaklaştırma kararı” denince kanunun önleyici tedbirleri kastedilir. Hâkim olayın özelliğine göre bunlardan birine ya da birkaçına birlikte karar verir. En sık verilenler şunlar:
- Ortak konuttan derhâl uzaklaştırılma ve konutun korunan kişiye bırakılması
- Korunan kişiye, onun evine, okuluna ve işyerine yaklaşmama
- Tehdit, hakaret ya da aşağılayıcı söz ve davranışlarda bulunmama
- Korunan kişinin eşyalarına zarar vermeme
- Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme
- Ruhsatlı silahı kolluğa teslim etme
Uygulamada en sık karşılaşılan aykırılık, uzaklaştırma kararı varken mesaj atmak. Tek bir mesaj bile zorlama hapsi için yeterli olabilir.
Çocuklarla görüşme konusunda daha önce verilmiş bir karar varsa hâkim bu görüşmeyi refakatçi eşliğinde yapılmasına bağlayabilir, sınırlayabilir ya da tümüyle kaldırabilir. Boşanma davası sürüyorsa velayet ve görüşme günleri de bu karara göre yeniden düzenlenebilir.
Uzaklaştırma Kararını Kim Verir?
Kararı aile mahkemesi hâkimi verir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu görevi asliye hukuk mahkemesi yürütür.
Gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda, örneğin gece yaşanan bir olayda, polis ya da jandarmada görevli kolluk amiri de kişinin evden uzaklaştırılmasına ve korunan kişiye yaklaşmamasına karar verebilir. Kanunun 5. maddesine göre kolluk amiri bu kararı en geç ertesi iş günü hâkimin onayına sunar ve hâkim 24 saat içinde onaylamazsa karar kendiliğinden kalkar.[1]
Karakolda verilen kararın onaylanıp onaylanmadığını, ertesi iş günü adliyedeki ön bürodan sorabilirsiniz.
Kimler Uzaklaştırma Kararı İsteyebilir?
Kanun; şiddete uğrayan ya da şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınları, çocukları, aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takibe maruz kalan kişileri korur.[1] Evli olmak şart değildir. Boşanmış eşler, nişanlılar ve birlikte yaşamayan sevgililer de başvurabilir. Sürekli takip edilen kişi, takip eden hakkında ayrıca ısrarlı takip suçu nedeniyle şikâyette bulunabilir.[2]
Başvurunun şiddet gören kişiden gelmesi de şart değil. Kanunun 8. maddesi Cumhuriyet savcısına, kolluk görevlilerine ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na da talepte bulunma yetkisi veriyor.[1]
Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
Dava açmak gerekmez. Aşağıdaki yerlerden birine sözlü ya da yazılı başvurmak yeterlidir:
- Aile mahkemesi (adliyedeki ön büro aracılığıyla)
- Cumhuriyet başsavcılığı
- En yakın polis merkezi ya da jandarma karakolu
- Valilik ya da kaymakamlık
- Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM)
Hâkim, şiddetin uygulandığına dair delil ya da belge aramadan karar verir (m.8/3).[1] Darp raporu, tanık ya da ekran görüntüsü olmadan da karar çıkabilir. Elinizde böyle belgeler varsa yine de başvuruya ekleyin; kararın hangi yasakları kapsayacağı belirlenirken işe yarar.
Başvururken korunmasını istediğiniz adresleri, yani ev, işyeri ve varsa çocuğun okulunu, açıkça belirtin. Kolluk, yaklaşma yasağını kararda yazan adreslere göre uygular.
Acil bir tehlike varsa başvuruyu beklemeden 112’yi arayın. Alo 183 hattı ve KADES uygulaması da günün her saati açıktır.
Uzaklaştırma Kararı Ne Kadar Sürer?
Karar ilk seferde en çok altı ay için verilir ve süre dolduğunda kendiliğinden sona erer. Şiddet tehlikesi devam ediyorsa, korunan kişi süre bitmeden yeniden başvurarak kararın uzatılmasını isteyebilir. Bitiş tarihi kararda yazar; uzatma başvurusunu son günlere bırakmayın, çünkü süre dolduğu anda yasaklar da kalkar.
Karar süresince yasaklara uyulmazsa aile mahkemesi zorlama hapsine karar verir. İlk aykırılıkta 3 ila 10 gün, her tekrarında 15 ila 30 gün uygulanır; toplamı altı ayı geçemez (m.13).[1]
Uzaklaştırma Kararı Karşı Tarafa Nasıl Bildirilir?
Karar, hakkında tedbir verilen kişiye genellikle kolluk aracılığıyla elden tebliğ edilir. Tebliğ sırasında kişiye kararın içeriği bildirilir ve kurallara uymazsa zorlama hapsine çarptırılacağı ihtar edilir. Tebliğ tutanağını imzalamamak kararı geçersiz kılmaz; tebliğ memuru imzadan kaçınıldığını tutanağa yazar ve karar tebliğ edilmiş sayılır.[3]
UYAP’ta karar, aile mahkemesinin değişik iş (D.İş) dosyası olarak görünür. Hakkınızda böyle bir dosya açılıp açılmadığını e-Devlet ve UYAP üzerinden kendiniz de kontrol edebilirsiniz.
Uzaklaştırma Kararına İtiraz ve Kararın Kaldırılması
Karara, tefhim ya da tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir (m.9).[1] Tebliğ tutanağındaki tarihi not edin: süre o günden başlar ve geçtikten sonra itiraz edilemez.
İtirazı kararı veren hâkim incelemez. Aynı adliyede birden fazla aile mahkemesi varsa sıradaki mahkeme, tek aile mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesi inceler ve bir hafta içinde kesin olarak karar verir.
İtiraz, kararın uygulanmasını durdurmaz. İtiraz sürerken yasaklara aykırı davranmak hem zorlama hapsine yol açar hem de itirazın kabul edilme ihtimalini düşürür.
Korunan kişi artık korunmaya ihtiyaç duymuyorsa kararın kaldırılması için aile mahkemesine başvurabilir. Taraflar kendi aralarında anlaşsa bile karar, mahkeme kaldırana ya da süresi dolana kadar geçerli kalır.
Uzaklaştırma Kararı Sicile İşler mi?
Hayır. Bir ceza sayılmadığı için adli sicil kaydına işlenmez. Anayasa Mahkemesi de zorlama hapsinin bir suç karşılığı uygulanan ceza olmadığını açıkça belirtmiştir.[4]
Şiddet içeren davranış aynı zamanda suç oluşturuyorsa durum değişir. Tehdit, kasten yaralama ya da ısrarlı takip için ayrıca ceza soruşturması yürütülür ve verilen mahkûmiyet adli sicile işlenir.
Koruma Kararı ile Uzaklaştırma Kararının Farkı
Günlük dilde iki kavram aynı anlamda kullanılıyor, ama kanun iki tür tedbir öngörür:[1]
| Koruyucu tedbir | Önleyici tedbir (uzaklaştırma) | |
|---|---|---|
| Kime yönelik | Korunan kişiye | Şiddet uygulayan kişiye |
| Örnekler | Barınma yeri, geçici maddi yardım, geçici koruma, kimlik değişikliği | Evden uzaklaştırma, yaklaşma ve iletişim yasağı |
| Kim karar verir | Mülki amir ya da hâkim | Hâkim; acil hâllerde kolluk amiri |
| Dayanak | 6284 s. K. m.3–4 | 6284 s. K. m.5 |
Aynı başvuruda iki tür tedbir birlikte istenebilir.
Şiddet gören eş, uzaklaştırma kararından bağımsız olarak hayata kast ya da onur kırıcı davranış sebebine dayanarak çekişmeli boşanma davası açabilir (TMK m.162).[5]
Hakkınızda Uzaklaştırma Kararı Verildiyse İlk Ne Yapmalısınız?
Önce kararın hangi yasakları içerdiğini dikkatle okuyun; yaklaşma yasağının kapsadığı adresler ve iletişim yasağı kararda tek tek yazar. Tebliğ tutanağındaki tarihi not edin, çünkü iki haftalık itiraz süresi o günden işler.
Ortak çocuklarla ya da ortak evdeki eşyalarla ilgili bir düzenleme gerekiyorsa bunu karşı tarafa yazarak değil, mahkemeye başvurarak isteyin. İtiraz sürecinde kurulan tek bir temas bile hem zorlama hapsine hem de itirazın reddine yol açabilir. Koza Avukatlık ve Danışmanlık olarak itiraz dilekçesini hazırlamadan önce ilk sorduğumuz soru da bu yüzden, tebliğden sonra taraflar arasında herhangi bir temas olup olmadığıdır.







