Boşanma kararı verildiğinde evlilik boyunca edinilen mallar eşler arasında kendiliğinden bölünmez. Boşanmada mal paylaşımı hukuken mal rejiminin tasfiyesidir: her eş, diğer eşe ait artık değerin yarısı için alacak ister ve bu alacak çoğu dosyada tapuda bir devir olarak değil, para olarak ödenir.[1]
Hesabın sonucu üç soruya bağlıdır: evlilik hangi mal rejimine tabidir, her mal kişisel mi edinilmiş mi sayılır ve hangi tarih esas alınır. Aşağıda bu üç soruyu iki eşli ve kredili ev örnekleriyle, 31 Temmuz 2026’dan beri değişen dava usulüyle birlikte ele alıyoruz. Eşler her şeyi protokolle çözecekse yol daha kısadır; o durumu anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı rehberimizde ayrıca anlattık.

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır? Mal Rejiminin Tasfiyesi
Çekişmeli boşanmada mal talebi dilekçede yer alsa bile mahkeme genellikle bunu ayrı bir dosyada yürütür ve boşanmanın sonucunu bekler. Mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer; ancak tasfiye talebine boşanma kesinleştikten sonra hüküm kurulabilir.[2] Boşanma sürecinin kendisi için çekişmeli boşanma davası nasıl açılır yazısına bakabilirsiniz.
Burada kritik nokta, eşlerin birbirinin edinilmiş malı üzerinde mülkiyet değil alacak hakkı kazanmasıdır. Daire tapuda hangi eşin adınaysa o eşte kalır; diğer eş artık değerin yarısı kadar alacaklı olur ve karşılıklı alacaklar takas edilir.[1] Evin kendisinin devri ise kural olarak eşlerin anlaşmasına ya da kanundaki istisnai hallere bağlıdır.
Boşanmada Mal Paylaşımında 2002 Öncesi ve Sonrası
Türk Medeni Kanunu 1 Ocak 2002’de yürürlüğe girdi ve yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma oldu. Eşler mal rejimi sözleşmesiyle başka bir rejim seçmediyse, 2002’den sonra evlenenlerde evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği güne kadar edinilen mallar bu rejime göre tasfiye edilir.[3]
2002’den önce evlenenlerde mallar iki döneme bölünür. Evlilik tarihinden 2001 sonuna kadar edinilen mallar mal ayrılığı kurallarına tabidir ve kural olarak tapuda, ruhsatta ya da hesapta kimin adı yazıyorsa ona aittir. 1 Ocak 2002’den sonra edinilen mallar ise katılma rejimine girer.[4] Ayrılık döneminde bir eşin malına diğer eşin parası veya emeği katılmışsa, bu katkı katkı payı alacağı olarak ayrıca istenebilir.[5]

Edinilmiş Mal ve Kişisel Mal Nasıl Ayrılır?
Paylaşıma yalnızca edinilmiş mallar girer. Kanun edinilmiş malı, rejimin devamı süresince karşılığı verilerek elde edilen değerler olarak tanımlar. Çalışma karşılığı edinimler, sosyal güvenlik ödemeleri, çalışma gücü kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler bu gruptadır.[6]
Kişisel mallar ise evlilik başında eşe ait olan değerler, miras veya bağış gibi karşılıksız yolla gelen mallar, manevi tazminat alacakları, yalnızca bir eşin kişisel kullanımına yarayan eşyalar ve bunların yerine geçen değerlerdir.[6]
En çok tartışma ispatta çıkar. Kişisel mal olduğunu ileri süren bunu kanıtlamak zorundadır; kanıtlanamayan mal edinilmiş sayılır, hangi eşe ait olduğu belli olmayan mal ise paylı mülkiyette kabul edilir.[6] Bu yüzden miras ilamı, bağış belgesi, kişisel malın satış sözleşmesi ve satış bedelinin banka dökümü çoğu dosyada sonucu belirler.
Sık karşılaşılan kalemlerin durumu şöyledir:
| Kalem | Hangi grupta? | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Evlilik içinde maaşla alınan daire veya araç | Edinilmiş mal | Tapuda ya da ruhsatta hangi eşin adı yazdığı sonucu değiştirmez |
| Evlilikten önce alınan daire | Kişisel mal | Kredisi evlilikte ödendiyse ödenen kısım için ayrıca hesap yapılır |
| Miras kalan taşınmaz | Kişisel mal | Kira geliri edinilmiş mal sayılır |
| Bir eşe bağışlanan para | Kişisel mal | Bağış belgesi ve paranın ayrı izlenebilmesi ispatı kolaylaştırır |
| Kişisel mal satılarak alınan yeni mal | Kişisel mal (yerine geçen değer) | Bedele evlilik gelirinden eklenen kısım için hesap yapılır |
| Manevi tazminat | Kişisel mal | Çalışma gücü kaybına bağlı maddi tazminat ise edinilmiş mal sayılır |
| Düğünde takılan ziynet eşyaları | Genellikle kişisel mal | Satılıp yerine mal alındıysa yerine geçen değer olarak izlenir |
| Hangi eşe ait olduğu ispatlanamayan ev eşyası | Paylı mülkiyet | Fatura, alış tarihi ve kullanım kayıtları belirleyici olur |
Kişisel mal iddiasının nasıl kurulacağı ve hangi belgelerle desteklenebileceği için boşanmada kişisel mal sayılan değerler yazısını da okuyabilirsiniz.
Mal Paylaşımında Hangi Tarih Esas Alınır?
Hesapta sık yapılan hata, tek bir tarih varmış gibi davranmaktır. Oysa üç tarih üç farklı soruyu cevaplar.
| Tarih | Cevapladığı soru | Sonucu |
|---|---|---|
| Boşanma davasının açıldığı gün | Hangi mallar havuza girer? | Mal rejimi bu günden geçerli olmak üzere sona erdiği için sonradan edinilen mal tasfiyeye dahil edilmez.[2] |
| Karar tarihine en yakın gün | Mallar ne kadar eder? | Malın nitelik ve durumu rejimin sona erdiği güne göre alınır.[7] Değer ise Yargıtay uygulamasında karar tarihine en yakın sürüm (rayiç) değerle belirlenir.[5] |
| Boşanmanın kesinleştiği gün | Dava ne zamana kadar açılabilir? | Kanunda ayrı süre bulunmadığından genel hükümdeki 10 yıllık zamanaşımı uygulanır.[8] Süre, boşanma hükmünün kesinleştiği günden işlemeye başlar.[9] |
Fark pratikte şöyle ortaya çıkar: dava tarihindeki tapu ve hesap kayıtları malın havuza girip girmediğini, bilirkişinin karar tarihine yakın tespit ettiği değer ise alacağın tutarını belirler. Dava yıllar sürerse bu iki değer arasında büyük fark oluşabilir.
Boşanmada Mal Paylaşımı Hesaplama: Artık Değer Nasıl Bulunur?
Kanundaki sıra şöyle işler. Her eşin edinilmiş malları tasfiye anındaki değerleriyle toplanır. Rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan, olağan hediyeleri aşan karşılıksız kazandırmalar ile katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan devirler değer olarak eklenir. Kişisel mal ile edinilmiş mal arasındaki borç ödemeleri denkleştirilir ve borçlar düşülür. Geriye kalan tutar artık değerdir.[7] Her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olur.[1]
Varsayımsal bir örnekte Eş A’nın edinilmiş malları 4.800.000 TL (daire, araç, birikim) ve buna ait borçları 800.000 TL olsun. Eş B’nin edinilmiş malları 1.600.000 TL, borçları 400.000 TL olsun. Eklenecek değer ve denkleştirme bulunmadığını kabul edelim.
| Kalem | Eş A | Eş B |
|---|---|---|
| Edinilmiş mallar | 4.800.000 TL | 1.600.000 TL |
| Borçlar | 800.000 TL | 400.000 TL |
| Artık değer | 4.000.000 TL | 1.200.000 TL |
| Karşı eşin alacağı (artık değerin yarısı) | B’nin A’dan alacağı: 2.000.000 TL | A’nın B’den alacağı: 600.000 TL |
| Takas sonucu | Eş A, Eş B’ye 1.400.000 TL öder | |
Alacaklar takas edildiğinde fark 1.400.000 TL’dir ve bunu daha yüksek artık değere sahip A öder. Tapuda ya da ruhsatta kimin adı yazdığı bu hesabı değiştirmez; daire A’da kalır, B’nin hakkı para alacağı olarak doğar.
Evlilikten Önce Alınan ve Kredisi Evlilikte Ödenen Ev Nasıl Paylaşılır?
Karma durumların en sık görüleni budur: daire evlilikten önce alındığı için kişisel maldır, ama taksitler evlilik boyunca çalışma gelirinden ödenmiştir. Yargıtay’ın uyguladığı hesapta evlilik süresince ödenen kısmın malın alış bedeline oranı bulunur ve bu oran tasfiye günündeki sürüm değerine uygulanır.[5]
Örneğin daire 2.000.000 TL’ye alınmış, evlilik süresince ödenen taksitler 500.000 TL tutmuş olsun; bu, alış bedelinin yüzde 25’idir. Karar tarihine yakın sürüm değeri 6.000.000 TL ise edinilmiş kısım 1.500.000 TL’ye ulaşır ve ev sahibi olmayan eşin payı bunun yarısı olan 750.000 TL’dir. Taksitlerin ev sahibi eşin maaşından ödendiğini ve başka borç bulunmadığını varsaydık.
Gerçek dosyada peşinatın kaynağı, rejim dönemine düşen ödemeler ve varsa dava tarihinden sonra ödenen taksitler ayrı ayrı incelenir. Kredi sözleşmesi ve ödeme planı bankadan istenir, hesap uzman bilirkişiye yaptırılır. Konut evlilik içinde krediyle alınmışsa kural olarak baştan edinilmiş maldır; dava tarihinde ödenmemiş kredi bakiyesi malın borcu olarak hesaba girer, peşinatın kişisel maldan karşılandığı ileri sürülüyorsa bu ayrıca ispatlanır.[5]
Zina veya Hayata Kast Mal Paylaşımını Etkiler mi?
Kusurlu olmak nafaka ve tazminat hesabını etkiler; mal paylaşımındaki payı ise kural olarak etkilemez. Kanun dar bir istisna tanır: boşanma zina veya hayata kast sebebiyle verilmişse hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir ya da kaldırabilir.[1] Kusura bağlı maddi ve manevi talepler için boşanmada maddi ve manevi tazminat hakkı yazısı ayrı bir hesap yolunu anlatır.
Bu yetki otomatik işlemez. Boşanma hükmünün gerçekten bu özel sebebe dayanması ve hâkimin hakkaniyet takdiri gerekir; evlilik birliğinin sarsılması gibi genel sebeple boşanılmışsa aldatma iddiası mal paylaşımı davasında payı tek başına azaltmaz.[5] Zina sebebinin şartları için zina nedeniyle boşanma davası rehberine bakılabilir.
Eş Malını Satarsa Mal Paylaşımında Ne Olur?
“Eşim malı sattı” cümlesinin sonucu satışın niteliğine bağlıdır. Satıştan elde edilen para hâlâ duruyorsa edinilmiş malın yerine geçen değer olarak hesaba girer.[6] Para harcanmış ya da mal bir yakına devredilmişse kanun iki durumda devredilen değeri geri ekler: rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde rıza dışı yapılan karşılıksız kazandırmalar ve katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler. Eklenen değer, devir tarihindeki durumuna göre hesaplanır.[7]
Borçlu eşin malvarlığı alacağı karşılamazsa, karşılıksız kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiye karşı yararlandığı ölçüde ayrıca dava açılabilir.[10] Önleyici tarafta mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilebilir.[11] Aile konutunun devri ise diğer eşin açık rızasına bağlıdır ve bu sınırlama tapuya şerh edilebilir.[10]
Satışa karşı pratik adımlar için eşim benden habersiz evi satabilir mi yazısına bakabilirsiniz.
Eşin Şirketi Varsa Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?
Hisse evlilik içinde edinilmişse tasfiye günündeki değeri hesaba girer; ortaya çıkan şey hissenin bölünmesi değil, değer üzerinden doğan alacaktır. Hisse kişisel maldaysa (evlilikten önce kurulan şirket, miras kalan pay) hissenin kendisi paylaşıma girmez. Buna karşılık rejim döneminde dağıtılan kâr payı ya da dağıtılmayıp şirkete yatırım olarak bırakılan kâr edinilmiş mal olarak araştırılır.[5] Araştırma, rejimin başladığı günden (2002 öncesi evliliklerde 1 Ocak 2002) dava tarihine kadar olan dönemi kapsar.
Mal Paylaşımı Davası Nerede ve Ne Zaman Açılır?
Mal rejiminin tasfiyesine Aile Mahkemesi bakar; Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde görevi Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla yürütür.[12] Yetki bakımından boşanmaya karar veren veya boşanma davasına bakmakta olan mahkeme, tasfiye davasında da yetkilidir.[13]
Süre bakımından Türk Medeni Kanunu katılma alacağı için ayrı bir zamanaşımı öngörmez; genel hükümdeki on yıllık süre uygulanır.[8] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu sürenin boşanma hükmünün kesinleştiği günden işlemeye başladığını kabul etmektedir.[9] Süre içinde dava açılmazsa alacak zamanaşımına uğrar.
Mal Paylaşımı Davasında 31 Temmuz 2026 Sonrası Yeni Usul
Tasfiye alacağının tutarı dava açıldığı gün kesin olarak bilinemediğinden, bu davalar uzun süre belirsiz alacak davası olarak açıldı. 7589 sayılı Kanunun 19. maddesi HMK m.107’yi 31 Temmuz 2026’da yürürlükten kaldırdı; bu tarihten önce açılmış davalar eski hükme göre görülmeye devam eder.[14]
Yeni dosyalarda yol, alacağın bir kısmını dava etmektir. HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkraya göre yalnızca bir kısmı dava edilen alacakta talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erene kadar artırılabilir. Artırılan kısım bakımından da zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.[14]
Artırım imkânı bir kez kullanılabildiği için, ilk talep tutarının tapu, araç, banka ve SGK kayıtlarına dayanarak gerçekçi belirlenmesi dava stratejisinin başında planlanmalıdır.
Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?
Anlaşmalı boşanmada eşler malları diledikleri oranda paylaşabilir ya da mal rejiminden doğan haklarından kısmen veya tamamen vazgeçebilir. Tasfiye boşanmanın eki sayılmadığı için ayrıca anlaşma şart değildir; anlaşma varsa protokole yazılması boşanma kararıyla birlikte hüküm altına alınmasını sağlar.[5]
Sorun belirsiz ifadelerde çıkar. “Tüm haklarımı aldım” ya da “ev eşyalarımı aldım” gibi cümlelerin hangi hakkı kapsadığı, Yargıtay kararlarında bağlama göre farklı yorumlanmıştır. Vazgeçilen katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı gibi mal rejimi alacaklarının protokolde adlarıyla yazılması bu riski azaltır.
Protokolde mal paylaşımına hiç değinilmemişse boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde tasfiye davası açılabilir.[5] Örnek hükümler için anlaşmalı boşanma protokolü örneği sayfasına bakılabilir.
Mal Paylaşımı Davası İçin Hangi Belgeler Gereklidir?
- Taşınmazların güncel tapu kayıtları ve edinme tarihleri
- Araç ruhsatları ve noter satış belgeleri
- Evlilik tarihinden dava tarihine banka hesap hareketleri (maaş ve kredi hareketleri dahil)
- Kredi sözleşmeleri ve ödeme planları
- Miras ilamı, bağış sözleşmeleri ve kişisel malın satış belgeleri
- Şirket ortaklığına ilişkin ticaret sicil ve vergi kayıtları
- Dava tarihinden önceki bir yıl içinde yapılmış satış ve devirlerin listesi
Bu dökümü dava açılmadan hazırlamak hem ilk talep tutarını hem de kişisel mal savunmasının ispat planını belirlemeyi kolaylaştırır. Dosyanın aile ve boşanma hukuku çerçevesinde değerlendirilmesi, genel süreç, süreler ve masraflar için ise boşanma davası süreci, süreler ve masraflar yazısı yol gösterir.
Mal paylaşımı davanız için Kartal boşanma avukatı ekibimizden destek alabilirsiniz.







