“İş meslek hastalığı nedir?” diye arayanların çoğu aslında iki kavramı birlikte soruyor: iş kazasını ve meslek hastalığını. Hukuk bu ikisini farklı ölçülerle ele alır. Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple ya da işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halidir.[1] Tanım, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 14. maddesinde yer alır.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu daha genel bir ifade kullanır ve meslek hastalığını mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalık olarak tanımlar.[2] İşverenin önleme yükümlülüğü açısından bu tanım öne çıkar. SGK’dan gelir ve ödenek söz konusu olduğunda ise belirleyici olan, 5510 sayılı Kanun’daki tanım ile Kurum Sağlık Kurulu’nun yapacağı tespittir.

Meslek Hastalığı Sayılmak İçin Hangi Şartlar Aranır?
Çalışanın işyerinde hastalanması tek başına yetmez. Aşağıdaki unsurlar birlikte değerlendirilir:
- Sigortalılık. Meslek hastalığı sigortası; hizmet akdiyle çalışanları, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanları, çırak ve stajyerleri ve SGK’nın saydığı diğer sigortalı gruplarını kapsar.[3]
- İşle bağlantı. Hastalık, yapılan işin niteliğinden ya da işin yürütüm şartlarından kaynaklanmalıdır.[1]
- Tekrarlayan etki. Tanım “tekrarlanan bir sebepten” söz eder; ani gelişen bir olay ise iş kazası tartışmasına girer.
- Liste ya da Yüksek Sağlık Kurulu kararı. Hastalığın Yönetmelik’teki Meslek Hastalıkları Listesi’nde yer alması gerekir; yer almıyorsa Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu karar verir.[4][1]
- Yükümlülük süresi. İşten ayrıldıktan sonra ortaya çıkan hastalıkta, listede gösterilen süre aşılmamış olmalıdır.[4]
- Kurum tespiti. Hastalığın çalışılan işten dolayı ortaya çıktığı, yetkili sağlık hizmeti sunucusunun sağlık kurulu raporu ve dayanak belgeler incelenerek Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmelidir.[3]
Ruhsal rahatsızlıklar da tanımın dışında değildir; çünkü kanun “bedensel veya ruhsal engellilik” halini de sayar.[1] Bir rahatsızlığın meslek hastalığı olarak kabul edilip edilmeyeceğini somut dosyada Kurum Sağlık Kurulu, gerekirse mahkeme değerlendirir. İş yerindeki psikolojik tacizin ispatı ise ayrı bir zorluktur ve işyerinde mobbing, ispat ve tazminat hakları yazısında ele alınıyor. İş sözleşmeniz sona erdiyse diğer işçi hakları için de ilgili yazımıza bakabilirsiniz.
Meslek Hastalığı ile İş Kazası Arasındaki Fark Nedir?
İş kazası belirli bir olaya, meslek hastalığı ise zamanla biriken bir etkiye dayanır. Fark yalnızca kavramsal değildir. SGK’ya bildirim süresinin hangi günden başladığı da iki durumda ayrışır.
| Ölçüt | İş kazası | Meslek hastalığı |
|---|---|---|
| Tanım dayanağı | 5510 sayılı Kanun m.13 | 5510 sayılı Kanun m.14 |
| Ortaya çıkış biçimi | Kanunda sayılan hâllerden birinde (örneğin işyerinde bulunulan sırada, işverence yürütülen iş nedeniyle) meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli kılan olay | İşin niteliği veya yürütüm şartları yüzünden, tekrarlanan bir sebeple zamanla gelişen hastalık |
| Bildirim süresinin başlangıcı | Olayın gerçekleştiği gün (kolluğa derhal)[5] | Hastalığın öğrenildiği ya da işverene bildirildiği gün[3] |
| SGK’ya bildirim süresi | 3 iş günü | 3 iş günü |
| Liste | Olaylar için ayrı bir liste yoktur | Hastalık Yönetmelik Ek-2 listesinde yer almalıdır; yer almıyorsa Yüksek Sağlık Kurulu karar verir |
İş kazasında süre olayın olduğu günden, meslek hastalığında ise hastalığın öğrenildiği günden işlemeye başlar. “Öğrenme” anı uygulamada tartışma konusu olabildiğinden, tanı ya da rapor tarihini gösteren belgeleri saklamak yerinde olur. Hangi olayların iş kazası sayıldığı ise iş kazası nedir sayfasında ayrıca anlatılıyor.
Meslek Hastalıkları Listesi ve Yükümlülük Süresi Nedir?
Hangi hastalıkların meslek hastalığı sayılacağını ve bunların işten ayrıldıktan en geç ne kadar süre sonra ortaya çıkması hâlinde işten ileri gelmiş kabul edileceğini, Yönetmeliğin Ek-2’deki Meslek Hastalıkları Listesi belirler.[4] Liste beş grupta toplanmıştır:
- A grubu: kimyasal maddelerle olan meslek hastalıkları
- B grubu: mesleki cilt hastalıkları
- C grubu: pnömokonyozlar ve diğer mesleki solunum sistemi hastalıkları
- D grubu: mesleki bulaşıcı hastalıklar
- E grubu: fiziksel etkenlerle olan meslek hastalıkları
Listede her hastalık için ayrı bir yükümlülük süresi gösterilir. Yükümlülük süresi, sigortalının hastalığa sebep olan işinden fiilen ayrıldığı tarih ile hastalığın ortaya çıktığı tarih arasında geçebilecek en uzun süredir.[4] Bu süre aşılmış olsa bile hastalık klinik ve laboratuvar bulgularıyla kesinleşmiş ve hastalığa yol açan etken işyeri incelemesiyle kanıtlanmışsa, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararıyla meslek hastalığı sayılabilir.[4]
Bazı hastalıklarda ayrıca asgari çalışma süresi aranır. Örneğin pnömokonyozun meslek hastalığı sayılması için sigortalının, havasında pnömokonyoz yapacak yoğunlukta toz bulunan işyerlerinde toplam en az üç yıl çalışmış olması şarttır. Hızlı seyreden olgularda Yüksek Sağlık Kurulu bu süreyi indirebilir.[4]
Listede yer almayan bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağı konusundaki uyuşmazlıkları Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu karara bağlar.[1] Bulaşıcı hastalıklarda ise listede olmasa bile iş ve görev gereği bulaştığı kesin olarak saptanan ve laboratuvar deneyleriyle kanıtlanan hastalıklar meslek hastalığı sayılır.[4]

Meslek Hastalığı Nasıl Tespit Edilir? SGK Sağlık Kurulu Süreci
Süreç tek bir başvuruyla bitmez. Dört halkalı bir zincir işler ve her halkada farklı bir muhatap vardır.
- Bildirim. İşveren, sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrendiği ya da bu durum kendisine bildirildiği günden başlayarak üç iş günü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesiyle SGK’ya bildirimde bulunur.[1] SGK’nın verdiği örneğe göre Pazartesi günü öğrenilen bir hastalık için son gün Çarşamba’dır. Bildirim e-sigorta üzerinden ya da SGK-032 formuyla yapılabilir; bağımsız çalışan (4/b) sigortalılar bildirimi kendileri yapar.[3]
- Sağlık kurulu raporu. Kurumca yetkilendirilmiş sağlık hizmeti sunucusu muayene ve tetkikleri yapar, sağlık kurulu raporu düzenler. Raporun karar hanesinde kayıp oranı yazılmaz; oranı Kurum belirler. Hastane raporunda bir oran görünse bile bu oran Kurum Sağlık Kurulu’nu bağlamaz.[4]
- Kurum Sağlık Kurulu kararı. Kurul, sağlık kurulu raporunu ve dayanak tıbbi belgeleri inceler; hastalığın çalışılan işten kaynaklanıp kaynaklanmadığını ve varsa meslekte kazanma gücü kaybı oranını tespit eder.[3] Kurum gerekli gördüğünde işyerinde soruşturma da yaptırabilir.[1]
- İtiraz. Kurum Sağlık Kurulu’nun meslekte kazanma gücü kaybına ilişkin kararına itiraz edilirse konu Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nca karara bağlanır.[1] İtirazda süre belirleyici olabileceğinden, kararın tebliğ tarihini belgelemek ve süreyi güncel mevzuattan doğrulamak gerekir.
Yüksek Sağlık Kurulu sonucu da yeterli bulunmazsa uyuşmazlık iş mahkemesine taşınabilir. Kurum hastalığı meslek hastalığı saymamışsa, işveren ve SGK’ya karşı meslek hastalığının tespiti davası bu yolun parçasıdır. Uygulamada mahkemeler SGK kurullarının raporuyla yetinmeyip dosyayı Adli Tıp Kurumu’na da gönderebilir.
Bildirim yükümlülüğünün ihlalinin bedelini kanun işverene yükler: Kurumca yapılmış masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri işverene rücu edilir, ayrıca idari para cezası uygulanır.[3] Yine de işveren bildirim yapmıyorsa beklemenin anlamı yoktur. Uygulamada sigortalının SGK il müdürlüğüne ya da yetkili bir sağlık kuruluşuna doğrudan başvurarak süreci başlattığı da görülür.
Meslek Hastalığında SGK Hangi Hakları Sağlar?
Meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar şunlardır:
- Geçici iş göremezlik ödeneği. Yetkili hekim ya da sağlık kurulunun verdiği istirahat raporunda belirtilen günler için ödenir. Yatarak tedavide günlük kazancın yarısı, ayaktan tedavide üçte ikisi esas alınır.[3]
- Sürekli iş göremezlik geliri. Kurum Sağlık Kurulu, meslekte kazanma gücünün en az %10 azaldığını tespit ederse bağlanır. Tam iş göremezlikte günlük kazancın otuz katının %70’i, kısmi iş göremezlikte ise bu tutarın sürekli iş göremezlik derecesiyle çarpılmış hali ödenir.[3]
- Ölüm geliri, evlenme ödeneği ve cenaze ödeneği. Sigortalının meslek hastalığı sonucu ölümü hâlinde hak sahiplerine bağlanan gelir ile bu kapsamdaki ödenekler.[3]
Sigortalılık niteliği, hizmet akdiyle çalışanlarda iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte biter. Bu tarihten sonra meslek hastalığı nedeniyle alınan istirahat raporları için geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez.[3] İşten ayrıldıktan sonra ortaya çıkan hastalıklarda bu ayrım sık gözden kaçar. Hastalığın meslek hastalığı sayılması (yükümlülük süresi) ile ödenek hakkı ayrı kurallara bağlıdır.
Meslek Hastalığı Nedeniyle İşverene Karşı Tazminat Davası Açılabilir mi?
SGK’dan alınan gelir ve ödenekler ile işverenden istenebilecek tazminat ayrı hukuki ilişkilerden doğar. İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür.[2] Bu yükümlülüğün ihlali maddi ve manevi tazminat davasının zeminini oluşturur. Maddi tazminatta işverenin kusuru, maluliyet oranı, ücret ve yaş gibi veriler bilirkişi eliyle değerlendirilir. Manevi tazminat ise ayrı bir kalemdir.
Meslek hastalığı işverenin kastı ya da iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı davranışı sonucu ortaya çıkmışsa SGK, bu nedenle yaptığı ödemeleri işverene ödettirebilir.[1] Rücu ilişkisi tazminat davasıyla iç içe geçebildiği için iki boyut birlikte değerlendirilir. Bu başlıklar iş kazası ve meslek hastalığı tazminatı sayfasında da ele alınıyor.
Meslek Hastalığı Tazminat Davasında Arabuluculuk ve Zamanaşımı
Usul bakımından önemli bir fark vardır: iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında arabulucuya başvurmak dava şartı değildir.[6] Dava, arabuluculuk aşaması beklenmeden iş mahkemesinde açılabilir.
Tazminat taleplerinde zamanaşımı süreleri işler. Sürenin olay, teşhis, rapor ya da oranın kesinleştiği tarihlerden hangisinden başlayacağı ise uygulamada tartışmalıdır. Yavaş gelişen bir hastalıkta bu tespit daha da zorlaşır. Rapor ve Kurum Sağlık Kurulu kararı elinize geçer geçmez süre hesabı yaptırmak en güvenli yoldur.
Faiz ve mahsup kuralları da yakın zamanda değişti. 31 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun, Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine çalışma gücü kaybı tazminatlarında faiz başlangıcına ve tahkikat başlayıncaya kadar yapılan ödemelerin mahsubuna ilişkin hükümler ekledi. Yeni kuralın hangi dosyada uygulanacağı olay tarihine bağlıdır.[7] Meslek hastalığında olay tarihi tek bir güne indirgenemeyebildiği için bu nokta somut dosyada ayrıca incelenmelidir.
Meslek Hastalığı Dosyasında Hangi Belgeler Gereklidir?
Meslek hastalığı dosyalarında çoğu zaman üç belge yol gösterir: işveren bildirimi, yetkili hastanenin sağlık kurulu raporu ve Kurum Sağlık Kurulu kararı. Bu üçünü yan yana koyduğunuzda bildirimin süresinde yapılıp yapılmadığı, oranın nasıl belirlendiği ve itiraz penceresinin nerede durduğu netleşir. Belgeleriniz elinizdeyse süre kaybetmeden iş hukuku alanında dosyanızı inceletmeniz yerinde olur.







