İşe iade davası nedir sorusu çoğunlukla elde bir fesih bildirimi varken sorulur; bu yüzden tanımdan önce takvimi bilmek gerekir. İşe iade talebi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya taşınmak zorundadır[1] ve bu süre kaçırıldığında talep kural olarak mahkemede dinlenmez.
İşe iade davası, iş sözleşmesi geçerli bir sebep gösterilmeden ya da gösterilen sebep geçerli olmadığı hâlde işveren tarafından feshedilen işçinin, feshin geçersizliğinin tespitini ve işine dönmesini istediği davadır. Dava, iş güvencesi denilen korumanın mahkemedeki karşılığıdır. İşverenin fesih yetkisini ortadan kaldırmaz; yalnızca bu yetkinin geçerli bir sebebe dayanmasını arar.

İşe İade Davası Nedir ve Mahkeme Neyi İnceler?
Mahkeme önce feshin kanunun aradığı çerçevede yapılıp yapılmadığına bakar. Kanuna göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde, en az altı aylık kıdemi bulunan işçinin belirsiz süreli sözleşmesini fesheden işveren; işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.[1]
Davanın sonucu da buna göre biçimlenir. Fesih geçersiz bulunursa işçi kendiliğinden işyerine dönmüş olmaz. Kararın kesinleşmesinden sonra işçinin yapacağı başvuru ve işverenin tutumu, işçinin işe başlatılmasını ya da tazminat doğmasını belirler. Bu aşama aşağıda ayrıca anlatılıyor.

İşe İade Davası Şartları Nelerdir? Kimler İş Güvencesinden Yararlanır?
İşe iade davası şartları, işçinin işyerindeki konumuna ve feshin biçimine göre birlikte değerlendirilir:
| Koşul | Nasıl değerlendirilir? |
|---|---|
| En az 30 işçi | Aynı işverenin aynı işkolundaki işyerlerinde çalışan işçiler toplam sayıya dahil edilir.[1] |
| En az 6 ay kıdem | Aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilir. Yer altı işlerinde kıdem şartı aranmaz.[1] |
| Belirsiz süreli sözleşme | Belirli süreli sözleşme kural olarak kapsam dışındadır. Ancak esaslı bir neden olmadan art arda yapılan belirli süreli sözleşmeler belirsiz süreli sayılır.[1] |
| Feshin işverenden gelmesi | İşçinin kendi isteğiyle ayrılması işveren feshi değildir. İstifanın baskı veya yanıltmayla alındığı iddiası ise ayrıca ispat gerektirir ve somut olayda incelenir. |
| İşveren vekili olmamak | İşletmenin bütününü yöneten işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü yöneten ve işçiyi işe alıp çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri bu korumanın dışındadır.[1] |
Yönetici unvanı taşımak tek başına bu istisnaya girmek anlamına gelmez. Kanundaki ölçüt, kişinin bütünü yönetme ve işe alıp çıkarma yetkisidir. Sendikal nedenle fesih gibi bazı özel durumlar farklı kurallara tabi olabilir. Bu nedenle şartları taşımadığını düşünen işçinin de dosyasını somut olay üzerinden değerlendirtmesi yararlıdır.

İşe İade Davası Açma Süresi Nedir? 1 Ay ve 2 Haftalık Süreler
İşe iade davası açma süresi denildiğinde aslında iki ayrı süre kastedilir: arabulucuya başvuru süresi ile arabuluculuk sonrası dava açma süresi. Dava kazanıldıktan sonra işleyen süreler de aynı ölçüde önemlidir. Karışıklığın çoğu, her sürenin farklı bir olaydan başlamasından kaynaklanır.
| Aşama | Süre | Süre ne zaman başlar? |
|---|---|---|
| Arabulucuya başvuru | 1 ay | Fesih bildiriminin işçiye tebliği[1] |
| İş mahkemesinde dava açma | 2 hafta | Arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih[1] |
| İşverene işe başlama başvurusu | 10 işgünü | Kesinleşen mahkeme kararının işçiye tebliği[1] |
| İşverenin işçiyi işe başlatması | 1 ay | İşçinin işe başlamak için yaptığı başvuru[1] |
İşe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir.[2] Kanun, kesinleşen ret kararının resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilmesine de imkân tanır.[1] Yine de bu yola güvenerek beklemek yerine ilk günden doğru başvuruyu yapmak çok daha güvenlidir.
Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde süreci sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre bir hafta uzatılabilir.[2] Sürecin işleyişini ve avukat desteğinin pratik farkını iş hukukunda zorunlu arabuluculuk konusunu ele aldığımız sayfada bulabilirsiniz.
Kanun fesih bildiriminin yazılı yapılmasını ve sebebin açık ve kesin belirtilmesini ister.[1] Bildirim yazılı yapılmamışsa ya da tebliğ tarihi tartışmalıysa sürenin hangi günden işleyeceği uyuşmazlık konusu olabilir. Böyle bir belirsizlikte en erken tarihi esas alıp erken başvurmak hak kaybı riskini azaltır.
İşveren İşe İade Davasında Feshin Geçerli Olduğunu Nasıl İspatlar?
Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükü işverendedir. İşçi ise feshin gerçekte başka bir sebebe dayandığını ileri sürüyorsa bu iddiasını kendisi ispatlamak zorundadır.[1]
İşçinin davranışı veya verimiyle ilgili nedenlerle yapılan fesihlerde işverenin kural olarak önce işçinin savunmasını alması gerekir; ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılığa dayanan haklı nedenle fesih hakkı saklıdır.[1] Bu nedenle dosyada fesih bildirimi, savunma isteme yazısı ve işverenin dayandığı belgeler birlikte incelenir.
Kanun ayrıca bazı hâlleri baştan geçerli sebep saymaz. Örneğin şunlar fesih için geçerli sebep oluşturmaz:[1]
- sendika üyeliği, sendikal faaliyete katılma veya işyeri sendika temsilciliği,
- işçinin haklarını takip etmek için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurması,
- ırk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din ve siyasi görüş gibi ayrımcı gerekçeler,
- doğum öncesi ve sonrası çalıştırma yasağı dönemlerinde işe gelmemek ile hastalık veya kazaya bağlı, kanundaki bekleme süresi içindeki geçici devamsızlık.
İşe İade Davası Hangi Mahkemede Açılır ve Ne Kadar Sürer?
Dava iş mahkemesinde görülür; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar. Yetkili mahkeme, davalı işverenin dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi ile işin yapıldığı yer mahkemesidir.[2] İşçi bu iki yerden birinde dava açabilir.
Kanun davanın ivedilikle sonuçlandırılmasını ister. İlk derece kararına karşı istinaf yoluna gidilebilir; bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir, yani Yargıtay’a temyiz yolu bulunmaz.[1] Gerçek süre mahkemenin iş yüküne, tanık dinletilmesine ve bilirkişi incelemesine göre değiştiğinden önceden kesin bir takvim vermek doğru olmaz.
İşe İade Davası Kazanılırsa İşe Dönüş Süreci Nasıl İşler?
Mahkeme feshin geçersizliğine karar verirken işçinin işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminatı da belirler; bu tutar işçinin en az dört, en çok sekiz aylık ücreti kadardır. Ayrıca kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.[1]
Asıl kritik adım karar kesinleştikten sonra gelir. İşçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvurmazsa fesih geçerli sayılır ve işveren yalnızca bunun hukuki sonuçlarından sorumlu olur.[1] Uygulamada işe iade kararındaki parasal sonuçların da işçinin süresinde başvurusuna bağlı olduğu kabul edilir. Kanun başvuru için özel bir şekil öngörmez. Başvurunun yapıldığını ispat edebilmek için noter ihtarnamesi veya kayıtlı elektronik posta (KEP) gibi yazılı yöntemler tercih edilir.
Başvuru üzerine işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Başlatmazsa mahkemenin belirlediği dört ila sekiz aylık ücret tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.[1] Fesih sırasında bildirim süresine ait ücret veya kıdem tazminatı peşin ödenmişse, işçi işe başlatıldığında bu tutarlar yapılacak ödemeden mahsup edilir.[1]
Arabuluculukta İşe Dönüş Konusunda Anlaşma Nasıl Yapılır?
Arabuluculuk toplantısında taraflar işçinin işe başlatılması konusunda anlaşırsa; işe başlatma tarihi, ücret ve diğer hakların parasal miktarı ile işçinin işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminatın parasal miktarı belirlenmek zorundadır. Belirlenmezse anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir.[1]
İşçi kararlaştırılan tarihte işe başlamazsa fesih geçerli hâle gelir.[1] Bu nedenle arabuluculuk masasında işe dönüş anlaşması imzalanırken tarihin ve tutarların açık yazıldığından emin olunmalıdır.
İşe İade Davası İçin Hangi Belgeler Gereklidir?
Dosyanın gücünü çoğu zaman dava açılmadan önce elde tutulan belgeler belirler:
- fesih bildirimi ve teslim ya da tebliğ tarihini gösteren belge (imzalı nüsha, zarf, KEP kaydı),
- iş sözleşmesi, ücret bordroları ve SGK hizmet dökümü,
- işyerindeki çalışan sayısını gösteren SGK kayıtları veya bordro listeleri,
- fesih sebebine ilişkin uyarı yazıları, savunma isteme yazısı, tutanaklar ve yazışmalar,
- olayı bilen iş arkadaşlarının isimleri.
İşe İade Davası Dışında Hangi İşçilik Alacakları Talep Edilebilir?
İşe iade davası, işçinin diğer işçilik alacaklarıyla aynı şey değildir. Kıdem ve ihbar tazminatı, ödenmemiş ücret ve kullanılmayan izin ücreti gibi alacaklar ayrı hukuki sebeplere dayanır. Bu nedenle işe iade davasının reddi bu alacakları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Hangi talebin hangi arabuluculuk başvurusunda ve hangi dava dilekçesinde ileri sürüleceği, somut dosyaya göre baştan planlanmalıdır.
Bu alacakların kapsamını işten çıkarılan işçinin hakları yazımızda, kıdem tazminatının koşullarını ise kıdem tazminatının nasıl alınacağı konusunda ele aldık. İşçinin sözleşmeyi kendisinin haklı nedenle sona erdirdiği durumlarda ortada işveren feshi bulunmadığı için işe iade yolu değil, farklı bir hukuki zemin gündeme gelir; mobbing nedeniyle haklı fesih bunun tipik örneğidir.
Fesih bildirimi elinizdeyse ilk iş, tebliğ tarihinden başlayan bir aylık süreyi hesaplamak olmalıdır. Sürenin hesabı, arabuluculuk başvurusu ve dava hazırlığı için iş hukuku avukatından alabilirsiniz.







