Anadolu Yakası’nda ikamet edenler için ağır ceza avukatı arayışı çoğu zaman aynı soruyla başlar: dosya hangi mahkemede görülecek? Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Ümraniye, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla, Sancaktepe, Sultanbeyli ve Çekmeköy’de işlenen ağır ceza kapsamındaki suçların tamamı, yakanın tek ağır ceza mahkemeleri kümesi olan Kartal’daki İstanbul Anadolu Adalet Sarayı’nda görülür.
Ağır ceza mahkemesinin görev alanı 5235 sayılı Kanun’la çizilmiştir. Ölçüt, davanın sonunda verilecek ceza değil, kanunun o suç için öngördüğü cezanın üst sınırıdır: ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ya da on yıldan fazla hapis gerektiren suçlar bu mahkemelerin görevindedir. Bu kapsama giren suçlardan bazıları: kasten öldürme (TCK 81) ve nitelikli hâlleri (TCK 82), nitelikli yağma (TCK 149), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK 188), nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) ve işkence (TCK 94-95). Suçun hangi maddeye girdiği ve buna bağlı cezanın üst sınırı, görevli mahkemeyi belirleyen ilk adımdır.
Sitemizde bu suç tiplerinin bir kısmına ayrılmış, sürece özgü ayrıntılı sayfalar da bulunuyor: kasten öldürme davalarında savunmanın kastın türüne göre nasıl şekillendiği, nitelikli yağma ve uyuşturucu ticareti dosyalarında sık karşılaşılan deliller, nitelikli dolandırıcılık davalarında mağdur sayısının cezaya etkisi gibi konular bu sayfalarda ayrıca ele alınıyor.
Ağır ceza kapsamındaki bir suç şüphesiyle gözaltına alınan kişi önce kolluk, ardından savcılık tarafından ifadeye çağrılır; bu aşamada avukat bulunması ifadenin nasıl alındığını ve hangi soruların sorulduğunu doğrudan etkiler. İfade sonrasında, tutuklanması talep ediliyorsa şüpheli sorgu hakimi önüne çıkarılır; hakim tutuklama, adli kontrol veya serbest bırakma kararlarından birini verir. Bu ilk sorgu dosyanın sonraki aşamalarında sık başvurulan bir referans noktası olduğu için hazırlıksız girilmemesi gerekir. Susma hakkı, avukat talep etme hakkı ve tutanağın nasıl tutulduğuna ilişkin ayrıntılar ifade ve sorgu hakimliği süreci sayfalarında ele alınıyor.
Alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda sanığın müdafisiz yargılanması mümkün değildir; bu, savunmanın tercihi değil kanunun zorunlu kıldığı bir usul kuralıdır. Şüpheli veya sanık kendi avukatını görevlendirmemişse, talebi hâlinde ya da resen, baro tarafından ücretsiz müdafi atanır; kendi avukatını tutan kişi için bu atama söz konusu olmaz ve müdafi dosyanın en başından, ilk ifadeden itibaren yanında yer alabilir.
Ağır ceza dosyalarında tutuklama diğer dosyalara kıyasla daha sık uygulanır ve tutukluluğun devamına dair kararlar belirli aralıklarla yeniden verilir; her karara ayrı ayrı, yedi gün içinde itiraz edilebilir. Tutukluluk süresi kural olarak en çok iki yıldır; gerekçe gösterilerek yapılan uzatmalarla toplamda üç yılı aşamaz, yani üst sınır beş yıldır (terör suçlarında bu süreler ayrıca düzenlenmiştir). Süre dolmasa bile tahliye talebi her aşamada yapılabilir; mahkeme, kuvvetli suç şüphesinin ve tutuklama nedeninin hâlâ sürüp sürmediğini her kararında yeniden değerlendirmek zorundadır, matbu gerekçe bu değerlendirmenin yerine geçmez. Hangi hâllerin tutuklama nedeni sayıldığı dosyanın somut olgularına göre değişir; bu konu tutukluluk nedenleri sayfasında ayrıntılı işleniyor.
Tutuklamanın alternatifi adli kontroldür: yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü, konutu terk etmeme ya da elektronik kelepçe. Ağır ceza dosyalarında savunmanın işi çoğu zaman tutuklamayı tümden reddettirmek değil, adli kontrolün yeterli olduğunu somut olgularla göstermektir. Adli kontrolün ne zaman yeterli görüldüğü ve sonradan nasıl kaldırılabileceği adli kontrolün kaldırılması sayfasında ele alınıyor.
Soruşturma, savcılığın hazırladığı iddianameyle sona erer; mahkeme iddianameyi kabul ederse kovuşturma, yani duruşmalar aşaması başlar. Duruşmada sanık ve müdafii, iddia makamı ve varsa mağdur/katılan vekili hazır bulunur; tanık dinlenir, gerektiğinde adli tıp veya kriminalistik inceleme gibi bilirkişi raporları alınır. Ağır ceza dosyalarında bilirkişi raporlarına ve delillerin toplanma usulüne yapılan itirazlar, kararın seyrini doğrudan etkileyebilir.
Bu dosyalarda sık başvurulan delil türleri arasında kamera/MOBESE kayıtları, baz istasyonu (HTS) kayıtları, tanık ifadeleri, olay yeri incelemesi ve adli tıp/kriminalistik raporları yer alır. Delilin hangi usulle toplandığı, mahkemenin ona ne ölçüde itibar edeceğini belirler; usule aykırı elde edilen bir delilin hükme esas alınamaması, savunmanın sık kullandığı bir itiraz gerekçesidir.
Bu dosyalarda savunmanın ağırlığı genellikle üç noktada toplanır: kastın türünün (doğrudan ya da olası kast) belirlenmesi, delillerin toplanma usulünün hukuka uygunluğu ve bilirkişi/adli tıp raporlarının içerik ve yöntem yönünden denetlenmesi. Koza Avukatlık, ağır ceza dosyalarında olay öncesi, sırası ve sonrasına ilişkin delilleri bütünlüklü değerlendirerek savunmayı bu üç eksen üzerine kurmaktadır.
Ağır ceza kapsamındaki suçların büyük bölümü, tarafların iradesiyle çözülebilecek uzlaştırma kapsamının dışındadır; bu suçlarda mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi de kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez, çünkü soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlı değil resen yürütülür. Ayrıca bu suçlarda dava zamanaşımı, kanunda diğer suçlara göre daha uzun sürelerle düzenlenmiştir.
Ağır ceza davalarında temsil yalnızca sanık savunmasıyla sınırlı değildir; suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılan tarafın (mağdur/katılan) temsili de ayrı bir uzmanlık alanıdır ve tazminat talepleri bu süreçte ayrıca gündeme gelebilir.
Kartal’daki adliyede verilen ilk derece kararlarına karşı istinaf yolu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nde, yani Bakırköy’de görülür; süre kararın tebliğinden itibaren yedi gündür. Ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezalarında kanun yolu incelemesi istinafla sınırlı kalmaz; kanunda sayılan hâllerde ayrıca Yargıtay’a temyiz başvurusu da yapılabilir. Dosyanın ilk derecede Kartal’da görülmesi, üst mahkeme incelemesinin de aynı yerde olacağı anlamına gelmez. İstinaf ve temyiz aşamalarında hangi hususların yeniden inceleneceği, ilk derece mahkemesindeki savunmanın nasıl kurulduğuna bağlıdır; süreç istinaf ve temyiz sayfalarında ayrıca anlatılıyor.
Hakkınızda ağır ceza kapsamında bir dosya bulunup bulunmadığını e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’ndan görebilirsiniz; gizlilik kararı bulunan soruşturmalar bu ekranda görünmez.
Koza Avukatlık’ın büro adresi Kartal Cevizli’de, adliyeyle aynı ilçededir. Dosya inceleme, duruşma, tutukluyla görüşme ve süreye bağlı itiraz başvurularında bu yakınlık aynı gün hareket edebilmeyi sağlar; ağır ceza dosyalarında süreler çoğu zaman gün değil saat üzerinden işler.
İlk görüşmede üç şey netleştirilir: dosyanın hangi aşamada olduğu, işleyen en yakın sürenin ne zaman dolduğu ve elde hangi belgelerin bulunduğu. Elde bulunması faydalı belgeler arasında gözaltı/tutuklama kararı, ifade veya sorgu tutanağı, kovuşturma başladıysa iddianame ve önceki duruşma tutanakları sayılabilir; bu belgeler dosyanın hangi aşamada olduğunu ve süre hesaplarını netleştirmeyi hızlandırır. Bunlar netleşmeden savunma stratejisi konuşmak erken olur. Anadolu Yakası’ndaki boşanma, iş hukuku veya icra dosyalarınız için genel yetki ve süreç bilgisi Anadolu Yakası Avukat sayfasında yer alıyor.
İlgili konularda ayrıntılı bilgi: nitelikli dolandırıcılık hâlleri.
Yazıdaki bilgiler geneldir, dosyaya özel değerlendirme yerine geçmez. Kendi dosyanız için ön görüşme talep edin.




